Servet-i Fünun dönemi yazarları, siyasi baskıların da etkisiyle, toplumsal olaylar yerine ferdi konulara eğilmişlerdir.
Servet-i Fünun döneminin önemli isimlerinden biri olan Halit Ziya Uşaklıgil'in bu eseri Ahmet Cemil'in ferdi dünyasını konu alan bir kitaptır.
Kitap bir şairler meclisiyle başlıyor. Kitap boyunca yazın dünyasının ne kadar zorlayıcı ve yıpratıcı olduğunu görüyoruz. Dışardan baktığımızda sanki şairler daima romantik ve kibar insanlarmış gibi görünse de insanın olduğu her yerde sorun oluyor işte.
Kitap Ahmet Cemil karakterinin etrafında kurgulanmış. Ahmet Cemil'in Hüseyin Nazmi ile arkadaşlığında o samimi ve sıcak his okuyuca da geçiyor ve arkadaşlıkları ne kadar sağlam olsa da Hüseyin Nazmi'nin zenginliğinin zaman zaman Ahmet Cemil'de yol açtığı hisler de oldukça gerçek.
Okurken Ahmet Cemil ile hemen empati kurabiliyor insan, Hüseyin Nazmi'yi Raci'yi onun gözünden izleyebiliyorsunuz.
Kitaba dair en sevdiğim kısım karakterlerin incelikle işlenmiş olmasıydı. Hiçbir karakter öylesine yer almıyo ve her karakter kendine uygun olanı yapıyor.
Hayallerinin peşinden giden gencin hüsrana uğraması anlatılırken onun tüm iç yıkımlarına şahit oluyoruz. Bunları okurken de dili alışkın olmayanları yorabilir, uzun uzun betimlemeler var kitapta.
Sonuç olarak toplumsal mesajlı kitap okumayı sevenler ya da sürükleyici ve heyecanlı kitap okumayı sevenler kitaptan çok çabuk sıkılacaktır. Ama insanı okumayı seviyorsanız, his okumayı seviyorsanız şahane bir kitap. Ben kitabı çok keyifle okudum ve Ahmet Cemil karakterini tanıdığım için de mutluyum. Raci'ye olan anlayışlı tavrını yanlış bulsam da eniştesine karşı bu kadar sakin kalmasına sinirlensem de benim istediğim gibi davranmasını beklemedim çünkü başından beri ince ince oluşturulan karakterin benim