Çok tuhaf, insanlar büyük bir mutsuzluk yaşayanlara mutluluktan bahsedemivor.
Anlamıyorum. Aslında tam da büyük bir mutsuzluk halinde mutluluk dileklerine ihtiyaç vardır, halihazırda mutlu olanların ihtiyacı yoktur. Mutsuz olduğunuzda, sanki herkes öyle
kalmanızı diliyor. Sonsuza kadar.
Beni teselli etmeye gelen de var.
...
Hüngür hüngür ağlayanlar oluyor. Böyle ağlayamadığınız için kendinizi iyice aptal hissediyorsunuz. Onları teselli edesiniz geliyor, "Haydi ama, göreceksin, zamanla geçecek her șey" diyecek oluyorsunuz.
Birisi de, haberi verdiğimde, yüzünde bir acı ifadesiyle elini kalbine koymuștu. Üzüntülüsünüz, acınızı kalbinde hissedivor. Bõylece derhal yatışıyorsunuz.
Fırtınalar, kar gibi sonsuz değildir.
...
Sylvie öldüğünden, sönüp gittiğinden beri ev oldukça karanlık, yarı gölgede yaşıyorum. Ne kadar ampul degiştirsem, ne kadar güçlülerini koysam değişmiyor, sürekli karanlık.
Ben artık kim olduğumu pek bilmiyorum, hayatta nerede oIduğumu bilmiyorum, yaşımı bilmiyorum. Hep otuz yaşında olduğumu zannediyorum ve her şeyle alay ediyorum. Kocaman bir oyunun içine demirlemişim gibi geliyor, ciddi değilim, hiçbir şeyi ciddiye almıyorum. Aptalca şeyler yapmaya ve yazmaya devam ediyorum. Yolum çıkmaz sokakta bitiyor, hayatım çıkmaz sokakta son buluyor.