Yazmayı her şeyden çok seviyorum. Kelimelerle dünyalar oluşturmayı, gerçek dünyada bulamadığım huzuru yarattığım dünyada bulmayı seviyorum. Ve bazı yaratılmış dünyaları da kıskanıyorum. Güzel bir şey okuduğumda “ne güzel” demiyorum; “bunu neden ben yazmadım?” diyorum. Güzel yazılmış cümleler bana ait olmadığında bana huzur vermiyor, beni rahatsız ediyor. Bir kitap okurken okuduğum kelimeler beni okumaya değil, yazmaya davet ediyor. O zaman anlıyorum: Yazmayı ne kadar çok sevdiğimi ve hatta yazmanın, benim gibi bir insan için, bir zorunluluk olduğunu.