efsa

efsa
okul öncesi öğretmenliği
lisans
39 okur puanı
Temmuz 2022 tarihinde katıldı
Haberleri günlük basından takip ediyorsunuz. Oysa bu basın, gerçeği arayanlar için yeryüzünde bakılacak en son yerdir.
Alıntı
Reklam
Ben, doğup büyümedim; 'yoğruldum' Hayatla birlikte, hayatın her alanında, düşe kalka yoğruldum.
Alıntı
“uyuyamayacaksın memleketinin hali seni seslerle uyandıracak oturup yazacaksın çünkü sen artık o eski sen değilsin sen simdi issiz bir telgrafhane gibisin, durmadan sesler alacak sesler vereceksin uyuyamayacaksın düzelmeden memleketinin hali düzelmeden dünyanın hali gözüne uyku girmez ki uyumayacaksın bir sis cani gibi gecenin içinde ta gün ışıyıncaya kadar vakur metin sade çalacaksın." Melih Cevdet Anday
Alıntı
Ne kadar büyük ya da ne kadar küçük çaplı olursa olsun tüm savaşlar, insanlığımızı ilkel bir seviyeye indirir.
Sayfa 7
Alıntı
Matematikten nefret eden biri olarak, bir gün matematik hocamdan duyduğum bir söz beni derinden etkilemişti. Söz ona ait değildi; Nobel ödüllü matematikçi John Nash’e aitti: “İyi matematik bilmeyen toplumlarda adalet yoktur.” O an bu cümle zihnime çarptı ama anlamını kavrayamadım. Uzun süre düşündüm. Ne demek istiyordu? Matematikle adaletin ne ilgisi olabilirdi? Çünkü benim için matematik, anlamsız rakamlar ve çözülemeyen problemlerden ibaretti. Sonra araştırmaya başladım. Ve fark ettim ki sorun matematikte değilmiş. Sorun, bize matematiğin sadece sayılardan ve sembollerden ibaret olduğunu öğreten sistemdeymiş. Oysa matematik; sadece işlem yapmak değil, bir problemi çözebilme cesareti, sebep-sonuç ilişkisi kurabilme becerisi, düşüncelerini düzenleyebilme gücüymüş. Ve belki de en önemlisi: Matematik, “eşitlik” kavramını en saf haliyle anlatır. Eşitliğin ne olduğunu anlamayan bir toplumda ise adalet sadece bir kelime olarak kalır. Bir zamanlar bu ülkede hukuk bölümü sözel puan türündeydi. Yani adaleti dağıtacak insanlar, eşitliği en net anlatan dilden uzak yetişiyordu. Ve acı olan şu ki, mesele sadece hukukçular da değil. Matematik bilmeyen, sorgulamayan, ölçmeyen, karşılaştırmayan bir toplumda; adalet, kişiden kişiye değişen bir duyguya dönüşür. O zaman da adalet, bir terazi olmaktan çıkar… kimin elindeyse onun ağırlığına göre eğilen bir şeye dönüşür.
Düşünce