Dans Edemeyeceksem Bu Benim Devrimim Değildir

·
Okunma
·
Beğeni
·
2.612
Gösterim
Adı:
Dans Edemeyeceksem Bu Benim Devrimim Değildir
Baskı tarihi:
2006
Sayfa sayısı:
144
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789944916349
Kitabın türü:
Çeviri:
Necmi Bayram
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Agora Kitaplığı
Emma Goldman, ya da herkesin bildiği adıyla 'Kızıl' Emma:

Evlilik insan doğasına aykırıdır, esas olarak kadınları baskı altında tutmaya yarar ve bir kurum olarak kadınların cinselliklerini özgürce yaşamalarını engeller...

Kadın ile erkek arasında aşkla kutsanmamış, doğal olmayan her türlü birlik fuhuştur.

Kıskançlık ise, aşkın meyvesi olmaktan ziyade, erkeklere seks tekeli kurmayı sağlayan bir bahanedir...

Teizm insan zihnine bir hakaret, ateizm ise hayatın, güzelliğin ve insan bilincinin en güçlü biçimde ve ebediyen onanmasıdır.

Vatanseverlik, dünyamızın her biri demir parmaklıklarla çevrili, küçük parçalara bölünmüş olduğunu ve bazı özel parçalarda doğma şansına sahip olanların, üstünlüklerini başka parçalarda yaşayanlara göstermek için onlara savaş açma ve onları öldürme hakları olduğunu öngörür.

Anarşizm insanın ufkunu açıp onu özgürleştiren bir güçtür; insanlara kendi yeteneklerine güvenmeyi, herkesin eşit ve güvenlikte olacağı bir hayat uğruna mücadele etmeyi, tek birimiz bile tutsaksak hiçbirimizin özgür olamayacağını öğretir.
Bu kitaba ilk başladığımda daha önce bütün cümlelerini aslında okumuştum.. Hem çok yakın hemde gereğinden fazla uzak düştüm..Üç saniyelik bir beyin felci yaşadım evet.. Çünkü bu satırları daha önce olduğu gibi 5 ocak 2016 da mektup arkadaşımın 32 sayfadan oluşan sözcükleri ve incelemeleriydi.. mektubu okuduktan sonra; o bir erkek olduğu halde benim varlık sorunuma daha çok ılgi göstermesi beni şaşırtmıştı.. Bu düşünce bir erkeğin düşüncesi ise neden ben kadınım o halde... Benim özgürlük sorunum , eşitlik sorunum: oy kullanma, siyasette söz sahibi olmak, kendi soyadını kullanmak değildi.. emma goldman'in dediği gibi ruhlar özgürlüğü tatmadi mi içi boş bir özgürlük anlayışı olur.. Evettt bu satırların sahibi de bir kadındı.. Bu mükemmel düşünce arkadaşımın değil hemcinsim olan bir düşünürün cabasiydi.. okuduktan sonra kaybettiğim özgüveni tekrar sahiplendim.. Sevelim ama birbirimize sahip olmayalım.. evet ben kölen sende benim efendim olma... kıskançlık aslında hiçbir şekilde insanın yaratılışından kaynaklı bir duygu değilmiş.. kibrin ve korkunun saldirganligi dışında hiçbir şey değilmiş.. Sonra evliliklere Aile yapılarına değinmiş, okuduktan sonra ; ben evli değilim sorgulayacak bir evliliğim yok.. yakinimda birebir şahit olduğum anne babamın evliliği vardı onu sorgulamaya cüret edebilir miyim?? " Evlilik kutsal bir müessesedir" bunu sorgulamak için hiç doğru bir adresim yok.. güzel bir kitaptı.. akıcı ve gayet açık bir anlatımı vardı.. savunulan tüm düşüncelerin bir dayanağı bir argümanı vardı.. okunmasını tavsiye ederim... Ve en kısa sürede hayatımın dönüm noktaları olan üç saniyelik beyin felcini yenip gerekli cevabı mektup arkadaşıma yazmalıyım!!!
Anarşizm ve Feminizmi bir arada bulabileceğimiz müthiş bir kitap! Ayrıca yaşadığı döneme ve şartlara bakarsak,yaptığı analizler ve savunduğu düşünceler bir hayli cesurca.
  • Kürk Mantolu Madonna
    8.9/10 (15.257 Oy)19.006 beğeni43.226 okunma2.977 alıntı182.285 gösterim
  • Dönüşüm
    8.2/10 (8.519 Oy)8.804 beğeni28.591 okunma844 alıntı139.120 gösterim
  • Küçük Prens
    9.0/10 (10.679 Oy)13.373 beğeni34.421 okunma3.378 alıntı145.532 gösterim
  • Şeker Portakalı
    9.0/10 (7.542 Oy)9.050 beğeni25.256 okunma1.558 alıntı125.947 gösterim
  • Hayvan Çiftliği
    8.9/10 (7.425 Oy)7.998 beğeni22.695 okunma826 alıntı89.347 gösterim
  • 1984
    8.9/10 (5.991 Oy)6.336 beğeni16.750 okunma2.880 alıntı85.783 gösterim
  • Yabancı
    8.3/10 (4.396 Oy)3.900 beğeni12.915 okunma1.182 alıntı52.699 gösterim
  • Satranç
    8.7/10 (9.243 Oy)9.211 beğeni25.507 okunma1.780 alıntı118.182 gösterim
  • Yeraltından Notlar
    8.7/10 (3.343 Oy)3.431 beğeni10.470 okunma5.243 alıntı95.085 gösterim
  • Kuyucaklı Yusuf
    8.5/10 (4.978 Oy)5.385 beğeni17.264 okunma1.005 alıntı59.941 gösterim
Emma goldman yani kızıl emma bu kitabında evililik, işçilerin 8 saat çalışma hakkını kazanmasına ve daha pek çok konuya değinmiş. Değindiği konular bugün bile dünyanın kanayan yarasıdır. Herkese tavsiye ederim.
Kısa olmasına rağmen düşüncelerini nitelikli bir şekilde anlatmış Kızıl Emma. Seminerler ve derslerdeki konuşmalarının derlenmesiyle oluşmuş bir kitap. Feminist tutumdan ziyade anarşizmi öne çıkarmış. Dinden, toplumdan özellikle de devletten sıyrılarak özgür insan olabileceğimizi öğütlüyor. Aşk başta olmak üzere iktidar tekelindeki tüm duyguların hastalıklı bir örgütlenme olduğunu açıkça anlatmış.
Kızıl Emma'dan feminizm okumak amacıyla başlanan; başta onun bakışıyla anarşizm olmak üzere militarizmden azınlık sorunlarına ve vatanseverliğe kadar pek çok konuya değinen bir kitap Dans Edemeyeceksem Bu Benim Devrimim Değildir. Açıkçası kitap aynı zamanda, ismini oldukça beğendiğim kitaplardan biri.

Kitabın içeriği benim çok yabancı olduğum konularla ilgili değildi ama böylesi konularda ilk kez okuma yapacak olanlar için de okuması kolay olacaktır. Benzer fikirlerimizin olduğu konular vardı, üzerine derin bir şekilde düşünmediğim konularda ise bana güzel örneklerle fikrini anlattı Goldman. Özellikle kıskançlık üzerine hiç bakmadığım yerlerden konuya yaklaşmasıyla yeni bir kapı açılmış oldu önümde.

Toplumlara, dine, çoğunluğa, dansa ve kadına yapılacak bir başlangıç için hayli doğru bir seçim olacaktır bu kitap.
Beni ben yapan kitaplardan biridir Emma Goldman'ın Dans Edemeyeceksem'i.

Otoritenin olanca çekimine karşı kendini içinde yaşadığı anarşist düşünce uğruna bütün kurumlardan hatta açık açık eleştirdiği evlilik kurumundan dahi soyutlayabilmiş, "Boynumda inciler olmasını, masamda güller olmasına yeğlerim diyebilmiş" ve bu hayat öğretisini ölümüne kadar uygulayabilmiş güzel, cesur ve yürekli insan: Emma Goldman

Anarşizmin kadın peygamberi ya da Zeyna'sı.

Kitap sadece Rus devriminin bir eleştirisi değil, içinde kadının olmadığı, kadının özgürlüğüne dair hiçbir şey söylemeyen, kurumları ve bürokrasi ağını başka adlarla devam ettiren devrimlere yönelik ağır bir eleştiri olmasının yanında kapitalizme, din kurumuna, evlilik kurumuna, askerlik kurumundan militarizme, ahlak fetişizmine yönelik bir tür anarşist saldırı.

Kendini özgür hisseden, içinde yaşadığı dünyanın kurumlarını, yapılanmasını sorgulayan bütün başsız, lidersiz, başkansız, putsuz, saplantısız bireylerin okuması gereken küçük ama etkisi derin bir kitap.
"Aşk, ezelden beri insan ilişkilerinin en güçlü faktörüdür. Aşk insan eli ile yapılan her türlü yasadan üstün gelmiş ve kiliseyle ahlakın dayattığı demir parmaklıkları her çağda kırıp atmıştır." Emma Goldman
Aşkı sol tarafında hissedenle yaşanmalı aşk
Anarşist ve feminist yazar olan Emma Goldman'ın bu kitabı oldukça derin tespitler içermektedir. Kitap 8 bölümden oluşuyor. Yazarın evlilik, aşk ve kadın ticareti hakkındaki görüşleri önemle okunmalıdır. Bir kadına veya kız kardeşlerimize gerekecek özgüveni ve özgürleşmeyi kitap oldukça vermektedir.
Yılan bir türlü şahini anlayamamaktadır. ''Niçin bu tozun toprağın içinde karanlıkta kalmıyorsun da göklerde süzülüp cennete uçmaya niyetleniyorsun?'' diye sorar ona. ''Seni orada bekleyen tehlikeleri, pusuya yatmış olan gerilimleri ve fırtınaları bilmiyor musun, seni avlayıp hayatına son verecek olan avcının silahını görmüyor musun?'' Fakat şahin, yılanın söylediğini iplemez. Kanatlarını çırpar ve gökyüzüne doğru yükselir, cennete doğru uçtukça zafer şarkıları söylediği duyulmaktadır. Günlerden bir gün yılan şahini yerde görür; kalbinden akan kanlarla yere serpilmiştir. Yılan, ''Seni sersem, seni uyarmıştım,'' der hemen ona, ''sana burada, karanlıkta, tozun toprağın içinde güvenlikte kalmanı söylemiştim, kimse zarar veremezdi sana burada.''
Şahinse, son nefesini verirken söyler söyleyeceğini: ''Ben semaya çıktım, göz kamaştırıcı tepelerin üstünden uçtum, ışığa baktım, yaşadım, hayatımı yaşadım!"
Emma Goldman
Sayfa 5 - Agora Kitaplığı,1.Basım, 2006, Çeviri: Necmi Bayram, Maksim Gorki'nin Yılan ve Şahin adlı şiirsel metninden
Dante'nin Cehennem'e atfettiği bir veciz lafı, evlilik için de aynı derecede geçerlidir: "Buraya giren herkes, bütün umutlarını dışarıda bırakır."
Emma Goldman
Sayfa 23 - Agora Kitaplığı, 1.Basım, 2006, Çeviri: Necmi Bayram
Kadın, hiçbir yerde yaptığı işin niteliğine göre muamele görmüyor, fakat cinsiyetine göre yargılanıyor. Bu yüzden kadının, kendisine yer edinebilmek ve var olma hakkını savunmak için cinsel cazibesiyle bedel ödemek zorumda olması neredeyse kaçınılmaz. O halde kadının kendini, evlilikte veya evlilik dışı ilişkilerde, bir erkeğe ya da birden fazla erkeğe satıyır olması sadece bir mertebe sorunudur. Reformcularımız ne derlerse desinler, fahişeliğin sebebi, kadının ekonomik ve toplumsal düzlemde aşağılanmasıdır.
Partinin suçları, bir körün görebileceği kadar ortadayken dalkavuklarını bir araya toplamak zorundadır; bu sayede üstünlüğü temin edilmiş olur. Ne var ki bu üstünlüğün kurbanları zafere karşı olmak yerine, onun safında durmaya karar vermişlerdir. Özgünlükten ve kendi ahlakını oluşturmaktan yoksun olan bu çoğunluk, kendi kaderini her zaman başkalarının ellerine bırakmıştır. Sorumluluk alma yetisinden uzak bir şekilde, yıkıp yok etmeye doğru bile olsa liderlerini takip etmiştir. Dr Stockman haklıydı: "Aramızda gerçeğin ve adaletin en büyük düşmanları, bir kütle halindeki çoğunluklardır. Kahrolası kütle halindeki çoğunluklar."
Emma Goldman
Sayfa 89 - Agora Kitaplığı, 1.Basım, Ağustos 2006, Çeviri: Necmi Bayram
insanın düşündükleri ve yaptıkları iyi ve gü­zel olan ne varsa, bunların hepsi hükümetlere rağmen var­dır, onlar sayesinde değil.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Dans Edemeyeceksem Bu Benim Devrimim Değildir
Baskı tarihi:
2006
Sayfa sayısı:
144
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789944916349
Kitabın türü:
Çeviri:
Necmi Bayram
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Agora Kitaplığı
Emma Goldman, ya da herkesin bildiği adıyla 'Kızıl' Emma:

Evlilik insan doğasına aykırıdır, esas olarak kadınları baskı altında tutmaya yarar ve bir kurum olarak kadınların cinselliklerini özgürce yaşamalarını engeller...

Kadın ile erkek arasında aşkla kutsanmamış, doğal olmayan her türlü birlik fuhuştur.

Kıskançlık ise, aşkın meyvesi olmaktan ziyade, erkeklere seks tekeli kurmayı sağlayan bir bahanedir...

Teizm insan zihnine bir hakaret, ateizm ise hayatın, güzelliğin ve insan bilincinin en güçlü biçimde ve ebediyen onanmasıdır.

Vatanseverlik, dünyamızın her biri demir parmaklıklarla çevrili, küçük parçalara bölünmüş olduğunu ve bazı özel parçalarda doğma şansına sahip olanların, üstünlüklerini başka parçalarda yaşayanlara göstermek için onlara savaş açma ve onları öldürme hakları olduğunu öngörür.

Anarşizm insanın ufkunu açıp onu özgürleştiren bir güçtür; insanlara kendi yeteneklerine güvenmeyi, herkesin eşit ve güvenlikte olacağı bir hayat uğruna mücadele etmeyi, tek birimiz bile tutsaksak hiçbirimizin özgür olamayacağını öğretir.

Kitabı okuyanlar 144 okur

  • şilan es
  • Şinasi dündü
  • Vamos
  • Feride Güney
  • Froz
  • Semire Fakih
  • Xeceşengul
  • Derya
  • Ruken Al
  • Seren

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%7
14-17 Yaş
%0
18-24 Yaş
%41.9
25-34 Yaş
%39.5
35-44 Yaş
%4.7
45-54 Yaş
%2.3
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%4.7

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%78.6
Erkek
%21.4

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%40.4 (19)
9
%27.7 (13)
8
%19.1 (9)
7
%6.4 (3)
6
%4.3 (2)
5
%2.1 (1)
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0