John  Dewey

John Dewey

Yazar
8.1/10
7 Kişi
·
39
Okunma
·
13
Beğeni
·
2.158
Gösterim
Adı:
John Dewey
Unvan:
Filozof ve Eğitim Kuramcısı
Doğum:
Burlington, Vermont, 1859
Ölüm:
1952
John Dewey, 1859-1952 yılları arasında yaşamış olan ve aletçilik olarak bilinen felsefe akımının kurucusu ünlü ABD'li filozof ve eğitim kuramcısı, Charles Sanders Peirce ve William James'ın görüşlerinin bir sentezini yapmış olan Dewey, pragmatizmi, mantıksal ve ahlaki bir analiz kuramı olarak geliştirmiştir.

John Dewey 20. yüzyılın ilk yarısının en önemli ABD'li filozofu olarak tanınır. 1859'da Burlington, Vermont'ta dünyaya gelmiştir. Kısa bir öğretmenlik kariyerinin ardından felsefe alanında doktora yapmış ve 1889’dan sonra Michigan Üniversitesi'nde felsefe bölümünün başkanlığını üstlenmiştir. Daha sonraları Şikago Üniversitesi'ndeki görevi esnasında kamu eğitimiyle aktif olarak ilgilenmeye başlamış ve burada 1896-1904 yılları arasında, çocuk eğitimi üzerindeki gözlemlerini derinleştirdiği meşhur "laboratuar okul"u kurmuştur. Akademik kariyerinin geriye kalan uzun bölümünde Columbia Üniversitesi'nde profesör olarak çalışmıştır. Dewey'in demokratik idealini ve bu ideale ulaşmakta eğitime biçtiği rolü iyi anlayabilmek için onun içinde yaşadığı dönemi kaba hatlarıyla tarif etmek gerekir. Dewey bir kriz, belirsizlik ve imkânlar çağının filozofuydu. Dewey'in Amerikası'nda, 1890'larda Chicago halkının yaklaşık yüzde yirmisi evsizdi; her dört kişiden biri işsizdi; hastalıklar kol geziyordu ve sağlık hizmetleri nüfusun büyük bir kesimine ulaşmıyordu. Toplumsal ihtilaflar her yerdeydi: bugün görülmemiş ölçülerde şiddet içeren grevler yaygındı; toplumun zengin ve yoksul katmanları arasında derin bir uçurum vardı; siyasi partiler güç sahiplerinin elindeydi ve yerel yönetimler yolsuzluk batağına saplanmıştı. Kargaşanın hakim olduğu bu ortama her gün, yalnızca kendi dilini konuşan yeni göçmenler ekleniyordu. İngilizce Chicago'da henüz yaygın bir dil değildi ve her dört kişiden yalnızca birinin ebeveynleri Amerika'da doğmuştu.

Fakat bu kriz ve belirsizlik ortamı Dewey ideallerinin gerçekleşebileceği imkânlar da içeriyordu. 19. yüzyılın sonlarından bakıldığında, otuz-kırk yıl sonrasının Amerikası'nın halkın toplumsal yaşam ve siyasete katılımı anlamında hangi yönde evrimleşeceği belirsiz görünüyordu. Noam Chomsky, eğitim ve demokrasi hakkındaki bir konuşmasında John Dewey'i klasik liberalizmin özgürlükçü değerlerinden beslenen ve erken eğitimde gerçekleştirilecek reformların toplumsal değişim için büyük imkânlar sağlayacağına inanan bir düşünür olarak tanıtır
Çocuk açısından bakıldığında okuldaki en büyük kayıp, çocuğun okul dışında kazandığı bilgi ve deneyimden okulda tam ve serbest bir şekilde yararlanamaması, diğer taraftan da okulda öğrenmekte olduğu şeyleri günlük hayatında uygulamayı başaramamasıdır. Okulun eksik yönü işte budur; onun hayattan soyutlanmasıdır.
En iyi ve akıllı anne-baba kendi çocuğu için neyi isterse, toplum da bütün çocuklar için onu istemelidir. Okullarımız için bundan başka bir ideal, dar ve sevimsiz olur ve o temele dayanan toplumun yaptığı işler, demokrasimizi zedeleyebilecek bir görünüm arz eder.
Toplum, ortak çizgiler üzerinde, ortak hedeflere doğru çalıştıkları için bir arada duran ve birbirine tutunan insanların toplamıdır. Ortak ihtiyaçlar ve Hedefler sürekli artan bir fikir değişimi, sürekli artan bir sempati birliğini gerektirir.
Hayat her şeyin ötesinde olan büyük bir şeydir; çocuğun hayatı da kendi zamanı ve kendi ölçüsü içerisinde büyüklerin hayatından daha az önemli değildir. ... "Çocuklarımız için yaşayalım" cümlesi her şeyden önce mutlaka çocuklarımız yaşasın demektir; yoksa çocuğun şimdiki hayatına etkisi çok uzak olan birtakım düşüncelerle onu eli kolu bağlı, bodur kalmaya zorlamak değil.
Eğer eğitimde cenneti arıyorsak, onu bulmak için yapılacak bütün şeyler bize düşer. Bu yapılacak işlerse şunlardır: Eğer çocuğun gerçek içgüdülerini ve ihtiyaçlarını tanır ve bunların bütün yetenekleriyle ortaya çıkıp gerçekleşebileceği fikrini amaç edinirsek, zamanı gelince erginlik hayatının bütün disiplini, bilgi ve kültürü kendiliğinden ortaya çıkar.
Dil kendi deneyimlerimizi, bilgilerimizi başkalarına aktardığımız ve onların bilgilerinden faydalandığımız toplumsal bir şeydir. Doğal amacından ayrılınca, dil öğrenmenin karmaşık ve zor bir konu olması şaşılacak bir şey değildir.
Sözel dersler çocukların önceden kazanmış oldukları bilginin sınanmasından, konuşma ve iletişim yeteneklerini serbestçe açıklamalarına kadar, okulun bütün dil çalışmalarına etki eder ve bu çalışmaları düzenler.
Olayları ve gerçekleri görmezlikten gelmek o kadar kişisel bir iştir ki, doğal olarak insanı bencilliğe sevk eder.
John  Dewey
Sayfa 29 - Pegem Akademi
Oyun, çocuğun yaptığı herhangi bir hareketle bir tutulmamalıdır. Oyun daha çok bütün kapsamı ve birliğiyle çocuğun ruhsal durumunu gösterir.
John  Dewey
Sayfa 95 - Pegem Akademi
Yazara henüz inceleme eklenmedi.

Yazarın biyografisi

Adı:
John Dewey
Unvan:
Filozof ve Eğitim Kuramcısı
Doğum:
Burlington, Vermont, 1859
Ölüm:
1952
John Dewey, 1859-1952 yılları arasında yaşamış olan ve aletçilik olarak bilinen felsefe akımının kurucusu ünlü ABD'li filozof ve eğitim kuramcısı, Charles Sanders Peirce ve William James'ın görüşlerinin bir sentezini yapmış olan Dewey, pragmatizmi, mantıksal ve ahlaki bir analiz kuramı olarak geliştirmiştir.

John Dewey 20. yüzyılın ilk yarısının en önemli ABD'li filozofu olarak tanınır. 1859'da Burlington, Vermont'ta dünyaya gelmiştir. Kısa bir öğretmenlik kariyerinin ardından felsefe alanında doktora yapmış ve 1889’dan sonra Michigan Üniversitesi'nde felsefe bölümünün başkanlığını üstlenmiştir. Daha sonraları Şikago Üniversitesi'ndeki görevi esnasında kamu eğitimiyle aktif olarak ilgilenmeye başlamış ve burada 1896-1904 yılları arasında, çocuk eğitimi üzerindeki gözlemlerini derinleştirdiği meşhur "laboratuar okul"u kurmuştur. Akademik kariyerinin geriye kalan uzun bölümünde Columbia Üniversitesi'nde profesör olarak çalışmıştır. Dewey'in demokratik idealini ve bu ideale ulaşmakta eğitime biçtiği rolü iyi anlayabilmek için onun içinde yaşadığı dönemi kaba hatlarıyla tarif etmek gerekir. Dewey bir kriz, belirsizlik ve imkânlar çağının filozofuydu. Dewey'in Amerikası'nda, 1890'larda Chicago halkının yaklaşık yüzde yirmisi evsizdi; her dört kişiden biri işsizdi; hastalıklar kol geziyordu ve sağlık hizmetleri nüfusun büyük bir kesimine ulaşmıyordu. Toplumsal ihtilaflar her yerdeydi: bugün görülmemiş ölçülerde şiddet içeren grevler yaygındı; toplumun zengin ve yoksul katmanları arasında derin bir uçurum vardı; siyasi partiler güç sahiplerinin elindeydi ve yerel yönetimler yolsuzluk batağına saplanmıştı. Kargaşanın hakim olduğu bu ortama her gün, yalnızca kendi dilini konuşan yeni göçmenler ekleniyordu. İngilizce Chicago'da henüz yaygın bir dil değildi ve her dört kişiden yalnızca birinin ebeveynleri Amerika'da doğmuştu.

Fakat bu kriz ve belirsizlik ortamı Dewey ideallerinin gerçekleşebileceği imkânlar da içeriyordu. 19. yüzyılın sonlarından bakıldığında, otuz-kırk yıl sonrasının Amerikası'nın halkın toplumsal yaşam ve siyasete katılımı anlamında hangi yönde evrimleşeceği belirsiz görünüyordu. Noam Chomsky, eğitim ve demokrasi hakkındaki bir konuşmasında John Dewey'i klasik liberalizmin özgürlükçü değerlerinden beslenen ve erken eğitimde gerçekleştirilecek reformların toplumsal değişim için büyük imkânlar sağlayacağına inanan bir düşünür olarak tanıtır

Yazar istatistikleri

  • 13 okur beğendi.
  • 39 okur okudu.
  • 2 okur okuyor.
  • 53 okur okuyacak.
  • 1 okur yarım bıraktı.