İnsan davranışlarının altında yatan gerçek nedeni bilmek kadar rahatlatıcı bir şey yoktur.Öfke,sevinç,ihanet,sadakat,cesaret,korku…her birinin tarihten,doğadan,kişisel geçmişimizden ya da toplumsal etkilerden veya kültürden kaynaklanan nedenleri vardır.Durup dururken ,mucizevi bir şekilde yoktan var olmazlar.İnsanı anlayabilmenin yolu işte bu nedenleri anlamaktan geçer.Hikayesini bilmediğiniz insanı anlayamazsınız,anlamadığınız insanı sevemezsiniz.
İntikam isteği seni düşmanına bağımlı hale getirir,buna tutkuyla bağlanırsın.Düşmanına olan bağımlılıktan kurtulmanın tek yolu intikam yerine adalete sarılmaktır.
Bilmez ki her kadın,kalbinde keşfedilen her gizli odanın hemen arkasına yeni bir gizli oda açar.Açar çünkü tehlike anında sığınabileceği yer burasıdır.Binlerce yıllık kadınlık deneyimi bize bunu öğretmiştir.Bir kadına sonsuz aşk beslemek isteyen erkek,bıkmadan usanmadan bu odaları keşfetmeye,anahtarını bulup içeri girmeye uğraşır.Bıktığı an aşk ölür.Bazılarıysa bir türlü giremediği bu odaların kapılarını yumrukla,bıçakla,mermiyle açmaya çalışır.İşte o zaman sadece aşk değil,kalp de ölür.Her gün yeryüzünde binlerce kadının kalbi böyle öldürülür.
Empati, kendini başkasının yerine koymak değildir bence.Kendini asla başkasının yerine koyamayacağının farkında olmaktır.Ateşin düştüğü yeri yaktığını bilmektir,herkesin hikayesinin özgün ve değerli olduğuna inanmaktır.