Ankara insana hiçbir şey vaat etmiyordu. Öyle yalın, öyle gösterişsizdi ki... Belki de bu yüzden seviyordum. Hiçbir vaatte bulunmadığı için insan hayal kırıklığı da yaşamıyordu Ankara'da. Her sey ortalamaydı; ne çok az ne de çok fazla.
Aynı anadili konuşan insanların birbirini bu kadar anlamıyor olmasına üzülmeyi bırakalı çok olmuştu.Ülkede yaşanan olağanüstü bir durumu unutmaya zaman kalmadan bir yenisi ekleniyordu üstüne. Kimsenin kimseye tahammülü kalmamıştı. İki rakip takım arasında oynanan bir futbol maçı, birbirimizi öldürmeye yetiyor da artıyordu bile.