"Hayatta kalmak için birbiriyle çelişen şeyleri zihninizde aynı anda tutabilmeniz gerekiyordu.Ölecektim; yaşayacaktım. Korkacak birşey yok; her şeye temkinli yaklaş. Şu andaysa yeni bir çelişki bulmuştum; hatırlanmak, bir iz bırakmak istiyordum. Vahşi doğanın kayıtsızlığı, ormanın umursamadığını, yargılamadığını bilmek dehşet vericiydi."
Paranın, ailenin, doğan fırsatların ya da sevginin bir şeyleri değiştirebileceğini düşünen zavallı ruhlara acıyordu. Tüm bunlar yalandan ibaretti. Kane'e göre büyük Ameriks yalanı işte buydu.
Üç gerçekten sihirli bir rakamdır.Zihinlerimizde önemli bir yer tutar, onu kültürümüzde ve günlük yaşamımızda sürekli görürüz. Yanlış numara sizi bir kere ararsa, hayatın cilvesi der geçersiniz. Aynı numara bir kez daha ararsa, tesadüftür. Üçüncüye ararsa ise bir şeyler olduğunu anlarsınız. Üç rakamı, bilinçaltımızdaki bir çeşit gerçeğe ya da doğruya denktir. Bir şekilde kutsal bir rakamdır. İsa üçüncü gün dirilmisti. Baba, oğul, kutsal ruh üçlemesi. Tanrı'nın hakkı üçtü. Üç yanlış bir doğruyu götürüyordu.