E. G. KADAM

E. G. KADAM
Yazar, çizer, okur
Yazar
Lisans
İzmir
3 Mart
115 okur puanı
Eylül 2021 tarihinde katıldı
“Efendi” – Bir Karikatüristin Sessiz Çığlığı
10/10
·120 syf.··
2025 4. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 03 Mayıs 2025 22:24
Uğur Günel’in Efendisi, mizahın arka sokaklarında büyüyen, hayata sessizce kafa tutan bir karakterin portresi. Mete Z., topluma hep “efendi çocuk” olarak sunulmuş; çizgilerle var olmaya çalışan, fakat içeride çok daha karmaşık bir yalnızlık taşıyan bir adam. Roman, sadece bir aşk hikâyesi ya da bohem bir sanatçının bunalımı değil. Aynı zamanda sistemin dışında kalmış, “öteki” olmanın sancısını iliklerine kadar hissedenlerin, kendi içlerinde tuttuğu isyanın ironik bir anlatımı. Seyran’la olan ilişkisi bir dönüm noktası gibi görünse de, aslında her şey çok daha önce başlamış. Günel’in dili sade ama vurucu. Kimi zaman alaycı, kimi zaman içtenlikli. Kurgusunda fantastik ve erotik öğelerle, toplumsal normlara ince ince dokundurmalar yaparken, “normal”in ne olduğunu tekrar sorgulatıyor. Özellikle sanatçının var olma mücadelesi, sistemin içindeki yabancılığı çok iyi hissettiriyor. Kısa ama yoğun. 120 sayfa değil de sanki birden fazla hayatı okur gibi… Her sayfada bir tokat, her satırda bir tebessüm ve zaman zaman içi acıtan bir yalnızlık. Efendi, varoluşu sorgulayan herkesin kitabı. Kendi çizgilerini arayanlar için bir iç döküm, bir başkaldırı, sessiz bir çığlık. E. G. KADAM
EfendiUğur Günel · Alden Yayınları · 20255 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Optimist Bir Sosyal Eleştiri
Puan vermedi·426 syf.··
2024 4. kitabı
·
110 günde okudu
·
Okunma: 18 Eylül 2024 23:42
Güneş Tohumu Üçlemesi İlk kitabı ile Türk mitolojisi tandanslı şehir fantazyası türünde şaman öyküleri anlatarak ödül kazanan Adil Öztürk’ün yeni romanı Güneş Tohumu bu defa fantastik solarpunk türüyle görücüye çıkmış. Tamamıyla kurgusal bir evrende geçen bu romanda okuyucuyu bir yandan ütopya sayılabilecek şehirler ve yaşamlar karşılarken öte yandan tam tersi hayat hikâyeleri de hem romanın merkezinde hem arka planında anlatılmakta. Vaskalerya, sadece solarpunk bilimkurgu alt kültürünü değil, steampunk’ı, büyülü fantazyayı ve simya ile bilim dünyasını da bir arada harmanlayıp iç içe geçiren bir anlatı. Bu bağlamda okuyucu, karman çorman edilmiş bir edebiyat kakofonisi ile karşılaşacağından çekinebilir ancak bu sadece bir önyargı olurdu. Zira Sûvilantâ adındaki bir dünyada yer alan Vaskalerya Krallığı’nda geçen bu hikâye, yazarın deyimi ile bilim, simya ve büyünün macera dolu rekabetini, tüm bu unsurları evrene tutarlı bir şekilde yedirerek anlatıyor. Serinin ilk kitabı Aylaklar, Arsızlar, Âşıklar, bu yepyeni evrenin dinamiklerini okuyucuya yer yer fazla ayrıntıya girerek anlatmış ve kimi okuyucuyu sıkabilecek kadar uzatmışsa da yepyeni bir evren yaratıp bunu okuyucuya ilk defa sunan yazarların tanıtım aşamasını bir şekilde atlatması biraz da zorunluluktur. Öyleyse biz de incelemede çok ayrıntıya girmeden bu dünyayı tanıtmakla başlayalım. Vaskalerya, kraliyet sistemiyle yönetiliyor olsa da romanlarda, özellikle ilk kitapta kralın ya da yönetici sınıfın ağırlığını neredeyse hiç görmüyoruz. Ülke, tek kralın keyfince yönettiği gerçek bir kraliyet olarak değil, ademimerkeziyet esas alınarak her şehir, eyalet ya da bölgenin kendi kaderini kendince çizdiği bir anlayışla yönetiliyor. Ülkenin genel idaresinde ise yedi kişilik Bilginler Kurulu’nun ağırlığı, kralın bizzat
Aylaklar Arsızlar AşıklarAdil Öztürk · Kent Kitap Yayınları · 021 okunma