📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Her insan,bir an geliyor,yaşamında bir tragedyanın ortaya çıktığını görüyordu;bu,bir kentin yıkılması,bir çocuğun ölümü,kanıt gösterilmeden yapılan bir suçlama,onu yaşamı boyunca sakat bırakacak bir hastalık olabiliyordu.İşte o anda,Tanrı onu kendisiyle boy ölçüşmeye ve sorduğu soruya cevap vermeye çağırıyordu:”Bu kadar kısa ve acılarla dolu bir yaşama neden böylesine asılıp duruyorsun?Verdiğin bu savaşımın anlamı ne?”
Bu sorunun cevabımı veremeyenler,baş eğiyordu.Ama varlığına bir anlam vermeye çalışanlar,Tanrı’bın adaletsiz olduğunu düşünüp yazgısına başkaldırıyordu.İşte bu durumda,göklerden bir başka ateş iniyordu yeryüzüne;öldüren değil,eski duvarları yıkarak her insana gerçek yeteneklerini sunan ateş.Korkaklar,bu ateşin gönüllerini sarsmasına hiçbir zaman izin vermiyordu.Onların tek isteği,durumun en kısa sürede eskiye dönmesiydi;böylelikle eskiden olduğu gibi yaşamayı ve düşünmeyi sürdürebileceklerdi.Buna karşılık,yürekli olanlar,eskimiş,aşılmış olan her şeyi ateşe veriyor ve büyük iç acılar çekme pahasına her şeyi terk edebiliyorlar -Tanrı’yı bile- ve ilerlemeyi sürdürüyorlardı.
Bir çocuğun bir erişkine her zaman öğretebileceği üç şey vardır:Nedensiz yere mutlu olmak,her zaman meşgul olabilecek bir şey bulmak ve elde etmek istediği şeyi -var gücüyle-dayatmak.