Ezgi G.

Benimle ilgili hiçbir şey bilmiyorlardı. Nasıl bilebilirdi ki, kendini en yakınım sananların bile benden haberi yoktu. Oysa ben en çok, kötü bir şeyler söylediğimde ya da yaptığımda birinin kolumdan tutup "Bu sen değilsin," diye beni sarsmasını isterdim, neyi yapıp yapmayacağımı, neden yaptığımı bilecek kadar kim olduğumu bilmelerini. Oysa onlar hep şu şekildeydi: "Bunu yaptın, kötü birisin," falan filan. İnsanların çoğu hiçbir bok bilmiyordu ve kendi günahlarını sürekli şeytana iteleyip duruyordu. Acaba Tanrı da yarattığı kulları yoldan çıkarken, sorunun yaratılışlarında olduğunu hiç düşünüyor muydu yoksa o da her şeyden şeytanı mı sorumlu tutuyordu? Evet, insanların yaptığı tam olarak buydu; kendi günahlarını başkalarının günahlarıyla örtmek ve o günahı işlemediği için önce şükredip sonra tanrılarından istedikleri başka şeyleri daha dilemek. Maneviyata önem veren biriydim ama bir şeyi istiyorsanız gidip türbelerden dilenmeyi hak etmiyordunuz, bir şeyi gerçekten istiyorsanız onun için savaşmalıydınız. Kaybedeceğinizi bile bile, çünkü uyarmalıyım ki Tanrı sizi dinlemiyor, Tanrı sadece şeytanı izliyor.
Edebiyat
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
"Eğer bir anlam kırıntısı dahi yoksa," dedi kral, "biz de boşuna anlam aramakla filan uğraşmayız."
Alıntı
Sen yanımda ol, gam kasavet çeker gider. Türkülenirim. Mutluluk ge­lir ılım ılım. Sevda sözlerinin bini bir para.
Kötülük kalıcı iken Hakikatlar acı iken Cahiller baştacı iken İlim neymiş, fikir neymiş.
Sayfa 315·Kitabı okudu
Alıntı
Seni artık şaşırtmak istemediğim için her şeyi söylemek istemiyorum. Ama gördüğün ve işittiğin ne varsa, hepsinin, şu zavallı babanın zihnindeki düşlerden ibaret olduğuna inan! Yine de birkaç şey bunun dışında tabii. Büyük dayın Arap Ihsan, o muhteşem külhani, boşluğu ve karanlığı okuyan benim gibi bir korkağın, adım bile atmaya çekindiği gerçek dünyanın haritalarını çizen biriydi. Yıllar önce öldü, ama kahkahası hâlâ çınlıyor ve düşü zihnimde hâlâ yaşıyor. Onu neden mi düşledim? Belki de senin, biricik oğlumun onu tanımasını istedim, o kadar. Çünkü her baba oğluna bir şeyler öğretmek, ona doğru ve gerçek olanı göstermek ister. Oysa benim sana, düşlerimden başka verebilecek bir şeyim yoktu. O yüzden sana, şimdi elinde tuttuğun garip kitabı verdim. Ama ne yazık ki Dünya'yı gösteremedim. Sana aslında Kâtip Çelebi'nin, Cihannüma adıyla tercüme edip bana bir nüshasını hediye ettiği Atlas Minor gibi bir eser bırakmak isterdim. Oysa dünyaya sırt çeviren benim gibi birinin zihninde Boşluktan başka ne olabilir ki? Kendisinden düşler yarattığım Boşluğun atlasını, Atlas Vacui'yi bu yüzden yazdım: Sen okuyasın diye değil, yaşayasın diye.
Sayfa 236 - İletişim·Kitabı okudu