Dr. Bekir Tok Hamd âlemlerin rabbi; hangimizin daha güzel amel yapacağını ortaya çıkarmak için hayatı ve ölümü yaratan Allah'a,
Salat ve selamda karanlıkların içine ışık saçan bir kandil olarak gönderilen Rasulullah'a olsun..
İnsan köklerine, nereden geldiğine dair ne kadar araştırma ve çalışmalar yapsa da hiç bir bulgu şu kesin ve net olan vahiyden başkasına onu iletemez:
Hani Rabbin meleklere: “Ben yeryüzünde bir halîfe yaratacağım” dediğinde onlar: “Orada fesat çıkaracak ve kanlar dökecek birini mi yaratacaksın? Halbuki biz, seni övgüyle tesbih ve takdîs ediyoruz” demişlerdi. Allah da onlara “Ben sizin bilmediğiniz şeyleri bilirim” buyurmuştu.(Bakara/30)
Ademoğlunun vasfı daha o zamandan belliydi. Eğer vahyin ışığında ki direktiflere uyarak hareket ederse razı olunan bir halife, bundan yüz çevirirse fesad eden bir mufsid olacaktı. Nitekim öyle de oldu.
İşte bu ifsadın günümüzde ki en somut tezahürlerini anlatan bir eser olarak ele alacağım "Tıbbın İfsadı" kitabını.
Kitabın ismi her ne kadar "Tıbbın İfsadı" olsada, konu sadece Tıp ilminin bozulmasını değil çok daha büyük/geniş bir açıyla ele alınarak günümüzde hangi alanlarda ifsad yaşandı/yaşanıyor gözler önüne seriyor. Bozuk olan sadece tıp ilmi değil, sistemin ta kendisi olduğu için onun oluşturduğu hangi kurum veya kuruluş olursa olsun hepsi bozuk sistemin mahsulü olmaktan öteye gitmiyor, bu da çok güzel bir şekilde resmedilmiş.
Hayatta herkesin kendince olayları ve yaşamı anlamak için baktığı bir pencere vardır. Bu kimi zaman örf kimi zaman "izm"ler olur. Ama bir insan müslüman olduğunu söylüyorsa her zaman vahiy ve sünnet ışığında olaylara bakmakla yükümlüdür. Kitabın başından sonuna kadar yazarın müslüman kimliği ile olaylara baktığına şahitlik ediyoruz. Kitabın hiç bir yerinde doktor kimliğini, müslüman