Modern teknolojiye düşman olduğumu herkes (kaç kişi acaba) biliyor. Hayatı zehir ve zindan eden budur bize. Yok, yok. Sakın aklınıza top, tüfek, bomba falan gelmesin. Onlar depolarda duruyor, ara sıra kullanılıyor, alınıp-satılıyor. Sadece bizi tehdit ediyor ve uykularımızı kaçırıyor (ya nükleer savaş çıkarsa). Benim en tehlikeli bulduklarım televizyon, bilgisayar ve otomobil (Unutmayın bizim âletleri değil, âletlerin artık bizi yönettiği ciddi ciddi tartışılan bir meseledir).
Ben de diyorum ki, oğlum âdemoğlu aklını başına devşir. Yeniden terk ettiğin, tahrip ettiğin tabiata dön. Belki kurtulursun bu karanlıktan, bu vahşetten.
Yapılan araştırmalar şunu göstermiştir; bu bilgisayar-internet bağımlılığı o dereceye ulaşmış ki, kişi bir gün internetsiz kalsa depresyona giriyor. Tatile gitmiş aileler ne denize, ne ormana ne havuza bakıyor; hepsinin dizinin üzerinde bir bilgisayar öylece oturuyorlar. Kişi cep telefonunu yanına almamış veya bir yerde unutmuş ise adeta çıldırıyor. Ne yapacağını şaşırıyor. Sanki kolunu, bacağını kesmişler. Gençler internet olmaksızın ne yapacaklarını bilemiyorlar. Tek başlarınalar ve ellerinde bir alet var. Bu acaba onları sosyalleştiriyor mu? Yoksa aptallaştırıyor mu?