Felaket çok büyüktü. Zira bu canavarca yapılmış hareketleri yapanlar bununla yetinmemişlerdi. Milletin vicdanına, kafasına girerek kendi kendini boğazlatmayı gerektirici bir zemin hazırlamışlardı.
Fakat ben en çok önemi doğrudan doğruya halkın kendisinde arıyordum. En büyük kuvvet kaynağının orası olduğu kanaatindeydim. Orduyu yapacak oydu, her türlü kuvveti yapacak oydu. Bu umumi görünüş karşısında en çok faal olan ve gelişen, hedefi çok doğru görmüş olan kuruluş, burada meydana gelmiş olan kuruluştur.
İki hareket şekli vardı: Birisi yapılacak hiçbir şey kalmadığına inanmak, ikincisi yapılacak hiçbir şey yoktur, tek bir şey kalmıştır, o da ölmek... Fakat hiç olmazsa vatan duygusuyla, milli duyguyla, insanlık duygu ve şerefiyle ölmek... İnsan gibi ölmek, namuslu ölmek ve bunu tercih etmek vardı. Yahut düşmanların bütün İslam âlemini zincirle bağlayan ve ayaklarıyla çiğneyen insanlara boynumuzu uzatmak vardı. Tabiatıyla bizim milletimiz, böyle ağır bir sefalete ve felakete boyun eğemezdi, boynunu uzatamazdı. Bizim umumi felâketimiz hiçbir zamanda, hiçbir vakit milletimizin gayret duygularından ayrı kalma neticesi değildir. Belki milleti hayret duygularından beri tutmak isteyenlerin yapmış oldukları sahtecilik hareketlerinin neticesiydi. Efendiler, bir insan ve insanlardan bir araya getirilmiş bir sosyal topluluk ölmeye karar verirse yaşamak için, mutlaka yaşar. Fakat ölmeye çalışanlar ve ölümden kaçanlar, yaşamak için mutlaka ölürler. Ölümün yalnız maddi olması bahis konusu değildir. Manen dahi ölünür.
Efendiler! Osmanlı Devleti tarihe geçti. Ondan evvelki devletler de tarihe geçti. Fakat gersk o devletleri ve gerek Osmanlı Devleti'ni kuran asli unsur hayatını korudu. Ve daima bu korumayı devam ettirebildi. Çünkü asli unsurun, milletin hakiki halde kendisini sevk ve idare eden hükümet şekliyle kesin bir ilgisi yoktu. Bundan dolayı bunların tamamı mahkûm oldukları gibi yok olmuşlardı. Ancak asli unsurun bir zararı vardır ki o da böyle birtakım hareketlerle işleyicisi olmakla, kendini düşünmemeye mahkûm kalmasıdır. Tabiatıyla bu zarar çok büyük bir zarardır.