Her zaman olmasa da çoğu zaman acı çekerek ayırdına varıyordum ki onu sevmem akla , umuda , iç huzuruna , mutluluğa aykırı bir şeydi; böyle bir şeyin kesinlikle mümkünü yoktu ; bu sevgide umudumu , şevkimi kıracak , hevesimi kursağımda bırakacak her türlü zorluk mevcuttu.
"Sev onu, sev onu! Yüzüne gülüyorsa sev onu. Yüreğinden yaralıyorsa gene sev. Ciğerini paramparça etse bile... insan büyüyüp geliştikçe aldığı yaralar daha derinleşir çünkü... aldırma, sen gene sev onu, sev!"
Şükretmen gereken şeyleri bir düşünsene.
Kızcağız acıklı bir sesle, "Yok, incinme sen," diye yalvardı. "Seni yanlış anlamışsam bırak, incinen ben olayım."