Kitabın ikinci cildini yanlışlıkla almışım ama yarıda bırakmak istemedim. Okuması kolay, kısa bir kitap. Yazar, depresyon döneminde yaşadıklarını ve psikiyatristiyle yaptığı terapi seanslarını paylaşıyor.
Karakter bana, sürekli beğenilme arzusu taşıyan, insanların gözünde kendini yetersiz hisseden ve başkalarının hakkındaki düşüncelerini hep olumsuz sanan biri gibi geldi. Bu hâliyle biraz kuruntulu ve zor bir karakterdi. Tabii, bu tutumlar depresyonun sebebi mi yoksa sonucu mu, emin değilim.
Yazar, küçük nedenlerle bile kendini dibe çeken birini anlatıyor. Asya toplumlarında fiziksel görünüm ve güzellik kalıplarının baskısı çok güçlü; bu konuda yazar haklı. Ancak bana göre, bu kadar derin bir depresyon nedeni olmamalı. Bizim toplumumuzda daha ciddi yaşam zorlukları varken, bu temalar biraz yüzeysel geldi.
Yazarın kısa süre önce, sebebi bilinmeyen bir şekilde hayatını kaybettiğini öğrendim. Arkasından konuşmak istemem ama ilk kitabı okumamış olmam bana büyük bir eksiklik gibi gelmedi. Instagram hesabına baktığımda, yaşama tutunmaya çalışan, başarıyı seven, güzel bir kadındı.
Son olarak, Twitter’da okuduğum bir yorum kitabı bitirene kadar aklımdaydı:
“Söz duadır; bazen ne istediğimize dikkat etmek gerekir. Yazar, ‘ölmek istiyorum’ diye başlayan kitaplar yazmış ve ölümü kendine çekmiş.”