Önce iş bitsin, çocuk büyüsün, şimdi olmaz, yarın... Kelimelerin arasında ertelenen hayatlar geçti Ayşenur'un gözlerinin önünden. Şimdi'nin içinden kaçıp, gelecekte kaybolunan hayatlar.
Her şeye her an başlanabilirdi. Yapılması gereken tek şey, etraftaki yaşamı duymaktı, koklamaktı, dokunmaktı, görmekti, tatmaktı.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
"Her hakiki aşk, umulmadık dönüşümlere yol açar. Aşk bir milat demektir. Şayet aşktan önce ve aşktan sonra aynı insan olarak kalmışsak, yeterince sevmemişiz demektir."
-Elif Şafak
Ebeveynlerin canavar yok diye ikna etmeye çalışması çocuğunu, trajikomik olmuştur hep benim için. Gerçek değil denilen şeyin gerçekliğini yaşıyorsun tekrar tekrar. Sana korktuğun şeyin hiç var olmadığını söylüyorlar. Kendi iç duygularına güvenmemeyi öğreniyorsun.
Nasıl işliyordu iliklerimize dek tüm o kalıplar, inançlar..
Öyle ki sadece gözlükleri değiştirmek yetmiyordu..
Beynin her bir katmanını tuğlalarından sökmek gibiydi değişim..
Anestezi almadan ameliyat olmak gibi.
İstediğin kadar bilgiyle doldur,
başkalarının tecrübelerini dinle, yardımcı olmuyordu.
Bu ameliyat, acısını hissetmen gerekenlerden.
Ve elindeki tek araç cesaret,
İlişkiye girme ve içinde kalma cesareti!
Hayat istediğimiz gibi olmadığında değiştirmeye çalışıyoruz. Değiştirmeye çalışıyoruz ki beklentilerimizle uyumlu olsun. Bu aralar çalışacağın konu meditasyon yastığında hayatını nasıl değiştireceğin değil, beklentilerinle olan ilişkini nasıl değiştireceğin olsun. Şu an yaşadıklarını bir uyanma olarak düşün. 'Burada öğreneceğim ne?' diye sor kendine.