Bizleri mahvetmek için pusuda bekleyen sinsi güçler, tatlı ninnilerle, pırıltılı masallarla uyutur seçtikleri kurbanları. Buna karşılık, göklerin kurtarıcı elçisi çoğu kez sert ve ürkütücü bir biçimde yumruklar kapımızı
Onun ruhu yoktur, dış dünyaya ait yalın, ilkel bir aynadır o. İç dünyayı yansıtmayı bilemez.
.....
O zavallının hayatta aşk acısıyla mutluluğun birbirini böyle incelik içinde dengelediğine, içten içe kardeş olduklarına, hiçbir gücün onları ayıramayacağına dair hiçbir fikri yok. Gözyaşlarının altından gülümsemelerin doğduğunu, gülümsemelerin yaşları yuvalarından çıkardığını bilemez.
Ölümlü insanın kaderinde vardır bu. Eğer acı çektiren değil de, acıyı çekensen, ne mutlu sana. Zira bu konuda almak, vermekten daha kutludur. Sonraları, bu türden hatırlatmalarda, ruhun sevgiyle yüklü bir sızı dolar usulca. Bir zamanlar gönül vermiş olduğun, kurumuş çiçek bahçeleri için yumuşacık bir gözyaşı süzülür yanağından.
Halkın gözyaşları, çılgın bir kahkahanın ardında gizleniyordu; zira ıstırap çeken ve gözyaşı döken bir insan, en büyük teselliyi, adına bencillik deyin ama hakikat budur, başkalarının ıstırabını, başkalarının döktüğü gözyaşlarını seyretmekte bulur.