Ne yapıp edip onunla barışmalıydım. Kendimi ona affettirmeliydim. Ama sözler boğazımda düğümleniyordu. Bir türlü çıkartamıyordum onları ağzımdan. Sonunda , her şeyi -hatta gururumu bile çiğneyerek- göze alarak;
-"Hadi Abicim, bu kadar küs kalınmaz. Barış yapalım artık!" deyiverdim. "Biliyorum, suç bende ama sana söz, bundan sonra bir daha asla senin sözünden çıkmayacağım. Aklımı başıma alacağım. Ama lütfen yeter ki barışalım artık. Suratını asık görmek beni çok üzüyor!"