Elvin Zeynalzada

Nietzsche, kendisinden beklenmeyen bir hareketle onun koluna girdi. "Dostum," diye fısıldadı, "nasıl farklı yaşanacağını size ben söyleyemem; diyelim ki söyledim, o zaman da başka birinin tasarla­dığı bir yaşamı yaşıyor olurdunuz. Ama Josef, sizin için yapabilece­ğim bir şey var. Size bir hediye verebilirim, düşüncelerimin içinden en değerlisini, en büyük fikrimi hediye edebilirim. Sesi iyice alçalmıştı, ağırbaşlı ve fevkalade bir tonla adeta gelmiş geçmiş her şeyin özünü açıklayacaktı...
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
İzin verirseniz bunu açıklamak istiyorum Josef. Bir dostum var, daha doğrusu vardı, adı Paul Ree; kendisi bir flozoftur. Her ikimiz de Tanrının öldüğüne inanıyoruz. Bu dostum, tanrısız bir yaşamın anlamsız olduğuna karar verdi ve şu anda duyduğu acı o kadar büyük ki intiharla dans ediyor: Gerektiği zaman kullanmak üzere boynun­daki kolyesinde zehir taşıyor. Oysa benim için tanrısızlık, coşkuyla dolmak için büyük bir fırsat. Özgürlüğümün tadını çıkarıyorum. Tan­rılar var olsaydı bize yaratacak ne kalırdı diye soruyorum kendi ken­dime. Ne demek istediğimi anlıyor musunuz? Durum aynı, alınan du­yum verileri de aynı, ama işte karşınızda iki farklı gerçeklik!"
İşte en kötüsü de bu ya! Hayat, doğru cevapları olmayan bir sı­nav.
"Ruhunda sükunete kavuşmak ve mutlu olmak isteyen insanlar inanmalı ve iman etmelidir, ama haki­katin peşindeki insanlar iç huzurundan vazgeçip yaşamlarını bu sor­gulamaya adamak zorundadır. "
"Ümitsizlik özfarkındalık uğruna ödenen bedeldir. Yaşama derin­lere inerek bakacak olursunuz, ümitsizlikle her zaman karşılaşırsı­nız."