Kadîr, Hakîm, Hâlık ve Zülcelâl Allah Azze ve Celle’nin varlığını ve birliğini ilân ve ispat eden iki çeşit âyeti vardır:
1) Kelam sıfatından gelen, Cebrail (a.s) aracılığıyla vahiy yoluyla indirdiği âyetler.
2) Kudret sıfatından gelen, kâinat kitabındaki her bir mahlûku üzerinde görünen âyetler ki buna tekvini âyetler diyoruz.
Bir A4 kâğıdı kadar küçük bir alanda aynı azaları yerleştirmek suretiyle böyle sonsuz simaları yaratmak, her şeyin yaratıcısına has öyle mükemmel bir tasarruftur ki akılları hayrette bırakıyor.
Saçlar, kaşlar ve kirpikler üçü de görünüş itibarı ile birer kıl olmasına rağmen, Hakîm ve Sâni’, Hafîz ve Adl Allah (c.c.) kaş ve kirpiklere bir ölçü, bir sınır koymuştur.
Allah insanoğluna dil diye isimlendirdiğimiz öyle bir nimet vermiştir ki bu küçücük et parçası sayesinde hem Hakîm ve Hâlık Allah Azze ve Celle’nin yarattığı sonsuz tatları ayırt ederiz hem de aklımıza, ruhumuza, kalbimize tercüman olan bu dil sayesinde kendimizi ifade ederiz.