Kitabımızın önsözünde belirtildiği üzere biz Platon’un hayal ettiği filozof yöneticinin ete kemiğe bürünmüş halini tanıyoruz bu okuma deneyimimizde.Eser dört kısımdan oluşuyor.İlk iki kısımda Marcus Aurelius’un yetişmesini,diğer iki kısımda ise yöneticiliğini okuyoruz.Bir tarih kitabından ziyade,bir biyografi niteliğinde.Sade bir dili var,akıcı ve kolay anlaşılıyor.Kitapta tarafsızlık önemli ölçüde sağlanmış;zira hükümdarın insani zaafları da yer bulmuş,bireysel erdemleri de. Tarih kitabı niteliği de yadsınmamalı;çünkü:Roma’nın işleyişi,dönemin önemli olayları ve Roma toplumunun geleneklerine dair bazı örnekler de mevcut.Bu kitaptan ne öğrendim diye dönüp baktığımdaysa : Tarihin tekerrür etmediği muhakkak ancak; ‘insan,insan işte’ hangi zaman,hangi mekan ve hangi makamda olursa olsun derim galiba.Vesselam…
Marcus AureliusVeronique Boudon Millot · Kronik Kitap · 2021117 okunma
İlk başta ne için yaratıldığıma akıl sır erdirememiştim,ama artık anlıyorum:bu muhteşem dünyanın gizlerini araştırmak,bir şeyler keşfettikçe sevinç duymak ve tüm bunları yarattığı için Yaradan’a şükretmek.