Ey Rabb-i Rahîm'im ve ey Hâlık-ı Kerîm'im! Benim sû-i ihtiyarımla ömrüm ve gençliğim zayi olup gitti. Ve o ömür ve gençliğin meyvelerinden elimde kalan, elem verici günahlar, zillet verici elemler, dalalet verici vesveseler kalmıştır. Ve bu ağır yük ve hastalıklı kalp ve hacaletli yüzümle kabre yakınlaşıyorum. Bilmüşahede göre göre gayet süratle, sağa ve sola inhiraf etmeyerek ihtiyarsız bir tarzda, vefat eden ahbap ve akran ve akaribim gibi kabir kapısına yanaşıyorum. O kabir, bu dâr-ı fâniden firak-ı ebedî ile ebedü'l-âbâd yolunda kurulmuş, açılmış evvelki menzil ve birinci kapıdır. Ve bu bağlandığım ve meftun olduğum şu dâr-ı dünya da kat'î bir yakîn ile anladım ki hēliktir gider ve fânidir ölür. Ve bilmüşahede içindeki mevcudat dahi birbiri arkasından kafile kafile göçüp gider, kaybolur. Hususan benim gibi nefs-i emmareyi taşıyanlara şu dünya çok gaddardır, mekkârdır. Bir lezzet verse bin elem takar, çektirir. Bir üzüm yedirse yüz tokat vurur.
Dolayısıyle nefsine der ki: "İşte bugün hazineleri tamir etmeye, senin mülkünün sebepleri olan o hazinelerini boş bırakmamaya dikkat et de çalış! Tembellik ve istirahata fazlasıyla meyletme ki, başka- larının elde etmiş olduğu "İlliyyin" dereceleri senin elinden kaçmış olur. Bu takdirde cennete girsen dahi yakanı bırak- mayacak bir haslet kalmış olur. Binaenaleyh zararın elem ve üzüntüsü her ne kadar ateşin eleminden az ise de, çekil- mez bir elemdir." Biri, buyurmuştur: "Zannet ki günahkår afvolunmuş- tur. Acaba iyilik yapan-ların sevabı onun elinden kaçma- miş mıdır?"
Reklam
Bir karanlık geliyor yokluğunun ardından Ne zaman güneş batsa bu son gecem diyorum Vazgeç yalan dünyanın köhne saltanatından Yetişir bunca keder, bunca elem diyorum
Ümit Yaşar Oğuzcan
Ümit Yaşar Oğuzcan
Acısız ve elemsiz bir hayat düşüncesi hastalıklı bir düşünce bence... Hayatımda elem olmasın diye çırpınanlar daha çok eleme giriftar oluyorlar. Şu gerçeği sanırım hep akılda tutmak gerekiyor: Hayat, acı ve tatlısıyla güzel.
Sayfa 109
Ağlamak, uğradığımız felaketlere karşı vücudumuzda kalan son kuvvetin bir feryadıdır. Ağlayamadığımız zamanlar bizde o iktidarın da mahvolduğu vakitlerdir ki onun yerine geçen tesirli bir sessizlik, en şiddetli elem gözyaşından gönül yakıcıdır.
Reklam
Şimdi anımsadıkça tatlı bir elem sarıyor içimi.Anı tatlı da acı da olsa her zaman ıstırap verir insana.Belki başkası öyle değildir,ben duyarım bu ıstırabı.Ama tatlıdır bu ıstırap.Kalp acı çekmeye,ezilmeye, sıkışmaya,kederlenmeye başladığında anılar onu,gündüzün sıcağında kavrulmuş cılız,zavallı bir çiçeği akşam serinliğinde çiy tanelerinin canlandırdığı gibi canlandırır.
Dilerim ki fâni dünyada kimse Ömrünü mihnetle telef etmesin. Fakat kâmil adam olmak isterse, Elem çektiğine esef etmesin.
Sayfa 267 - Kapı YayınlarıKitabı okuyor
İşte ey hayat-ı dünyeviyenin zevkine mübtela ve endişe-i istikbal ile istikbalini ve hayatını temin için çabalayan bîçareler! Dünyanın lezzetini, zevkini, saadetini, rahatını isterseniz; meşru dairedeki keyfe iktifa ediniz. O, keyfinize kâfidir. Haricinde ve gayr-ı meşru dairedeki bir lezzetin içinde bin elem olduğunu sâbık beyanatta elbette anladınız.
Gözyaşı döken gözler değil,ruh ve kalpler idi. Kalp ve ruhların keder, elem ve gözyaşına âlem de iştirak etmiş, sanki umumî yas ilan edilmişti.
Reklam
Hikmeti şu: "Lezzetin zevali elem; elemin zevali lezzettir."
" ELEM NEŞRAH LEKE SADRAK"
Rabbim daralan göğsümüze, sıkılan yüreğimize ferahlık ver."🌒
1,500 öğeden 1 ile 15 arasındakiler gösteriliyor.