Bütün dünyadan, hayattan, insanlardan uzaklaşmış gibiydi. Hiçbir şey görmüyor, hiçbir şey işitmiyordu. Derin bir karanlık... Sonra ebedi bir sükûnun içinde boğulma...
Zaten onun hayatı, bundan başka bir şey miydi ?
Çünkü hissetseydiniz eminim ki sizin için çarpan bir kalbi çiğneyip geçmezdiniz. Halbuki siz çiğnediniz, demek kalbiniz yoktu, hissetmiyordunuz, karşınızdakini kahrederken kahrolmaktaki elemleri, ıstırapları duymuyordunuz. Fakat mademki sevmeyecektiniz, beni niçin büyülediniz, kalbimle niçin oynadınız?
beni hoyrat bir makasla
ah, eski bir fotoğraftan oydular.
orada kaldı yanağımın yarısı,
kendini boşlukla tamamlar.
ah, omuzumda bir kesik el ki
hâlâ, hâlâ durmadan kanar.
open.spotify.com/track/4Uu2DRWaC...
Her şey onu hatırlatıyor, gezip yürüdüğü yerlerde hep onun hayali dolaşıyordu. Yarabbi, bu böyle daha ne zamana kadar devam edecekti ? Yoksa hiç, hiç mi gelmeyecekti ?