Elf Okn

Şehrin en sahici fotoğrafı olan makberler, yaşayan ölülere ne kadar duyurmak istiyordur seslerini. Fatih'in kabri, belki de yan caddeden jiple geçerken elindeki sigarasını camdan dışarı sarkıtan hanımefendiye, "Bu topraklarda hem sigara içmek, hem de âşufte suretinde dolaşmak yasaktır." diyordur. Fakat kim duyar, duysa da kim dinler ki? Çünkü, yaşayan ölüleri kabirden gelen sözler değil ancak İsrafil'in sûru diriltebilir.
Sayfa 175
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Hayvandan daha aşağı hayatı yaşamanın adı çağdaşlık oldu!
Sayfa 136
Söyleyin onlara "Her yeni eskir, her genç yaşlanır, her doğan ölür. Hiçbir şey aynı halde kalamaz."
Sayfa 135
Anneler istikbale şekil verecek çocuklarına hakikati; zenginlikleri, güzellikleri ya da konaklarıyla değil şefkatle dokudukları ninnileriyle öğretir. Anneyi, çocuk bakıcısından ya da mektepteki muallimeden ayıran da o şefkat değil midir?
Sayfa 118
Üstad on iki yaşında annesinin saikıyle şiire başlamasını şöyle anlatır: "Annem hastanedeydi. Ziyaretine gitmiştim... Beyaz yatak örtüsünde, siyah kaplı, küçük ve eski bir defter... Bitişikte yatan veremli genç kızın şiirleri varmış defterde... Haberi veren annem, bir an gözlerimin içini tarayıp: - Senin, dedi; şair olmanı ne kadar da isterdim! Annemin dileği bana, içimde besleyip de on iki yaşına kadar farkında olmadığım bir şey gibi göründü. Varlık hikmetimin ta kendisi... Gözlerim hastane odasının penceresinde, savrulan kar ve uluyan rüzgara karşı, içimden kararımı verdim: Şair olacağım ve oldum! (Üsdad Necip Fâzıl'ın "Çile"sinden...)
Sayfa 117