İhtiraslarımın esiri ve hayallerimin oyuncağı olmamak için düşünmeliyim ki, dün yok idim, bugün var oldum. Uykudan uyanır gibi uyandım. Büyüdüm. Ağladım, güldüm. Sevdim, sevindim. Okudum,
Çocuk çocuktur, yetişkin değildir. O, bütün saflığıyla, sevimliliğiyle, açıklığıyla ama aynı zamanda bütün sınırlılığıyla çocuktur. O halde din ona, "çocuğun dini" olarak sunulmalıdır; hazır, bitmiş, özet, soyut bir öğreti sistemi olarak veya ihata edilemez bir büyüklük olarak sunulamaz"
Otto Eberhard
Rousseau şöyle demiştir: "Doğuştan sahip olmadığımız ve yetişkin olarak kullandığımız her şeyi bize eğitim kazandırmaktadır."
Kant ise: "İnsan, yalnızca eğitim ile insan olabilir. O, eğitimin ondan yaptığından başka bir şey değildir" demektedir.
"Nesiller problemlerini, gelenekleri evirip çevirmeden, kendileri için kullanılır hale getirmeden, birer mumya gibi, geçmişten devralıp çözemezler...gelenekleri görmezlikten gelerek de geçerli çözümler bulamazlar...Bu sebepten nakilleri ve onlara bağlı gelenekleri tanımak, onların gerçekte ne demek istediğini anlamak, din eğitimi faaliyetinin temelidir."
(Beyza Bilgin)