Fırtınalı duygular, tutkular, coşkular, taskinliklar değildi bu bedeni böylesine vaktinden önce ve böylesine acımasızca yıpratan. Hayır! Küçücük gereksinimler için insanı aşağılatan , insanı hiç yapan savaşımlar , bir dilim ekmeğin nasıl bulunacağı, bir küçük deliğin nasıl yamanacağı kaygilariyla geçen yaşam savaşıydı , yoksulluktu.
Yapacağı hiç bir şeyin olmaması insanoğlu için dayanılacak bir şey değildir. Bir hayvan bütün işinin yaşamak olduğunu düşünür; insan ise yaşamı bir şeyler yapmak için bir olanak olarak görür.