Öğrenciler ellerindeki akıllı telefonlar ve tabletlerle çok fazla bilgiye maruz kalıyorlar. Kendilerini özgür hissediyor, bu cihazlarla vakit geçirmekten keyif alıyorlar ama bu; sınıflandırılmamış, doğruluğu teyit edilmemiş dünyadaki tehlikeleri içinde barındırıyor. Öğrenciler bu dünyanın bazı sınırları olduğunu unutuyorlar. Bu nedenle onlara bu dünyadaki bilgileri sorgulmayı ve eleştirmeyi öğretmeliyiz. Dijital vatandaşlar yetiştirmeliyiz. Bu faaliyetler, öğrencilerin gerçek dünyada da sanal dünyada da doğru davranışlar sergilemelerini sağlayacaktır. Bunlar 21. yüzyıl öğretmenlerinin yeni misyonları...
1. Öncelik sıranı hiç bozma! Ailem, okulum, diğer işlerim...
2. İyiliği hiç ihmal etme! Yapacağın küçük de olsa bir iyiliğin; işlerinin rast gitmesini sağlayacağını, cennetin kapısını sonuna kadar açacağını unutma!
3. Her zaman planlı çalış. Zamanı verimli kullan. Kendine zaman ayırmayı da unutma!
4. Az ye, az konuş. az uyu!
5. Kazandığın hiçbir başarıya sevinme, hiçbir başarısızlığa da üzülme.
6. Mütevazılığı elden hiç bırakma. Hoşgörü temel ilken olsun. İnsanları oldukları gibi kabul et.
7. Dokunabildiğin kadar çok insanın kalbine dokun.
8. Bir işe, o işin en iyisini yapabileceksen başla.
9. Eleştirileri al, kabul et. Özür dilemeyi, teşekkür etmeyi ihmal etme. Hata yapabilirsin ancak düzeltirse yoluna devam edersin.
10. Yaptığın işlerde "İnsanlar ne düşünür?" diye değil, "Rabbim razı olur mu?" diye düşün.
Gifted İngilizcedeki en büyüleyici kelimelerden biridir. "Deha" için kullanılır ama "hediye edilmiş" anlamına gelir. İşin ilginci ABD'de engelli öğrenciler için de aynı kelime kullanılır. Çünkü zekâ da engel de Allah'ın hediyesidir.
Ne zaman birinin ilgisini çekmeye çalışsam, kendimi beğendirmeye uğraşsam hep aptal olduğumu düşünürlerdi zaten. Komik olmaya çalıştıkça komik duruma düşerdim her seferinde.