Yetişkinlere fikir verme. Onlar her şeyin en iyisini bilir. Karışma işlerine. Gün gelir meyveli soda en çok satan içeceklerden olur, o zaman senin değerini anlarlar.
Dedem koltukta oturduğu için ben de şeker sandığının üstünde oturuyorum. Bazen şeker sandığının üstünde hayallere dalıyorum. Bunun sihirli bir sandık olduğunu, içine gülme tozu attığım, bizden şeker alan herkesi bir gülme tuttuğunu, bu şekerle hoşaf yaptıklarını, bütün köyün kıkır kıkır güldüğünü hayal ediyorum.
Yetişkinlerin çocuklara yaptıkları haksızlıkları, hataları görebilirsin. Yine de yüzlerine vurma. İnanmazlar. Çocuksun, görmezden gel. Bırak kendilerini dünyanın en zeki insanları sansınlar...
Soru: Okul nasıl?
Dışımdan verdiğim cevap: İyi.
İçimden verdiğim cevap: Valla okul dört katlı, güzel bir bina. Konforlu. İyi düşünülmüş. Öğrenci ihtiyaçlarını karşılıyor. Yalnız koridorlar biraz dar bırakılmış...
Soru: Kaça gidiyorsun?
Dışımdan verdiğim cevap: 8'e.
İçimden verdiğim cevap: Bedava, devlet okulu. Para vermiyoruz. Her ay bir tomar para verip gidenler var...
Soru: Amma büyümüşsün, çok mu yemek yedin?
Dışımdan verdiğim cevap: Yok.
İçimden verdiğim cevap: Hııı, çok yemek yedim. Yedikçe büyüyeceğim, büyümek sadece yemekle orantılı çünkü. Yiye yiye büyüyeceğim...
Soru: Büyüyünce ne olacaksın?
Dışjmdan verdipim cevap: Doktor.
İçimden verdiğim cevap: Yahu ne bileyim... Kariyer planı lise yıllarında yapılıyor. İnsan sevdiği işi yapmalı. Onu da henüz bilmiyorum. Göreceğiz yıllar içerisinde
Dostum, bu bir yetişkin sorusudur. Eğer etrafında, kendinden küçüklerle nasıl konuşması gerektiğini bilmeyen yetişkinlerden fazlaca varsa, bu ve bunun gibi sorulara alışsan iyi edersin. Çünkü cevabını alana kadar gitmezler...