Elif Çay

Elif Çay
İç sesini duyan Allahı bırakıp çığlığını dahi duymayan insanlara yönelmek ne büyük gaflet. instagram.com/elf_math?igsh=M...
Sürpriz parti vardır ya Amerikan filmlerinde, şimdi buralarda da yaygınlaşıyor. Hani evden içeri anahtarla girersiniz, her yer karanlıktır, aniden ışıklar açılır, bütün tanıdıklarınız "Sürpriiz!" diye bağırır. Bana sakın yapmayın! Çok sinirlenirim. Gayet de haklı sebeplerim var. Diyelim ki doğum günüm, ama unutmuşum. İşten eve dönüyorum, perişan. Tanıdığım herkes orada, giyinmiş, süslenmiş gelmişler. "Sürpriiz!" E kuaföre bile gitmedim! Üstüm başım rezalet. Eve de iş getirmişim, programım ona göre. Ben hiç öyle 'Aaay, inanmıyorum, çok şekersiniz!" falan demem valla. Benden alacağınız en iyi tepki şu olur: "Aaa, bak şimdi. Bir haberim olsaydı. Ufff, olmadı hiç böyle!" Ya da diyelim ki, ben doğum günüm olduğunun farkındayım. Ama kimse, akşam sürpriz olsun diye beni kutlamıyor! Annem aramıyor, babam aramıyor, arkadaşlarım sus pus. Ben öyle bir bunalıma girerim ki, o parti bile beni kurtaramaz! Ayrıca, bakalım kimi davet ettiniz? Benim belki sadece nezaketen görüştüğüm, ama sinir olduğum arkadaşlarım var. Sosyal ilişkiler o kadar kolay mı? Belki her arkadaş hayatın ayrı bir alanında olmalı ve bunlar bir araya gelmemeli! Çok hassas dengeleri var bu işin. Çocuk doğum günü mü bu?! "Hadi hep birlikte el ele tutuşup, şarkılar söyleyelim." Ne alakası var? Sonra bakalım menüde ne var? Pasta neli? Ya meyveliyse? İğrenç! Bunlar benim için önemli detaylar. Bana sürpriz yapmayın, ben kendi organizasyonumu kendim yapar, sizi çağırırım!
epsilon yayınevi·Kitabı okudu
1000Kitap
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Oldum olası, dans pisti kavramına çok gülerim. Dans etmek gayet ilkel bir hareket değil mi? Elini, kolunu, bacağını içinden geldiği gibi sallıyorsun, kendini nasıl hissediyorsan onu ifade ediyorsun. Bence tarihin belli bir noktasına kadar dans pisti diye bir şey yoktu. Ben Roma İmparatorluğu'nda geçen filmlerde falan görüyorum. Şölenler yapılıyor, insanlar deli deli, sokaklarda, masaların üstlerinde, dağda bayırda dans ediyorlar. Bence bu arada, bir noktada otoriter bir imparator gelmiş ve işler değişmiş. Etrafta zabıtalar dolaşmaya başlamış: "N'apıyonuz lan? Ne o öyle sokaklarda dans mans? Yok bundan sonra. Her şeyin yeri var, gidin, yerinde dans edin." Eski Roma'da, insanlar bu cümleyi ilk defa duyunca, herhalde Çok şaşırmışlardır: "Her şeyin bir yeri mi var? Aaa, gerçekten mi?!" Ve bence bu noktada sivri zekâlı biri ortaya çıktı ve dedi ki: "Dans pisti! Arkadaşlar, buraya bir yuvarlak çiziyorum, bunun içinde dans edin. Dışı yasak, lütfen, burada dans edilecek!" Bugün hâlâ, insanlar masalarından kalkarlar, ciddi ciddi piste yürürler, girince çılgınca dans etmeye başlarlar. Bu arada pistin dışında taşmamaya özen gösterirler. Dansları bitince de, pistten çıkıp ciddiyetle geri dönerler. Yani bu parlak fikir sonucunda, insanoğlunun özgür dans hayatı bitmiştir
epsilon yayınevi·Kitabı okudu
1000Kitap
Size en yaygın dostluk yalanlarını açıklıyorum, karşılaştığınızda beni hatırlayın diye: "Gel ama sıkılırsın." "Kesin görüşelim, özledim." "Dur yanımda kâğıt yok, ben seni ararım." "Aradım ama cebin kapalıydı." Ve daha klasik örneklerden: "Düğününüz o kadar güzeldi ki." "Ayyy, gördüğüm en şirin bebek, Allah bağışlasın." "Ayol, ben bu böreği böyle lezzetli yapamıyorum işte." Ve sizi daha fazla üzmemek için söylemeyeceğim birçok örnek. Herkese güvenmeyin, hayatı öğrenin.
epsilon yayınevi·Kitabı okudu
1000Kitap
Kriz bizi çok değiştirdi. Gazoz şişesi depozitosu, bozuk para, indirim kuponu gibi, eskiden oraya buraya attığımız şeylere saygı göstermek gerektiğini öğrendik. Öğle paydosunda, kebap yerine simit yer olduk. Tatiller, Bodrum yerine balkonda geçmeye başladı. ilkokuldan sonra ilk defa, hangi sebzenin hangi mevsimde yetiştiğini öğrenmek zorunda kaldık. O mevsimde ucuz oluyor diye. "Aaa, ne abuk fiyatlar canım, deli bunlar, deli ayol!" gibi söylenmelerin yaş sınırı 64'ten 16'ya indi! Savaş görmüş bir nesil gibi, her şeyde pazarlık etmeye, hiçbir şeyi atmamaya başladık. Torunlar bize o kadar sinir olacak ki! Aslında çok da sinir olmayabilirler. Çünkü onlar büyüdüğünde, ülke hâlâ borçlu olacak. Bizi anlayacaklardır!
epsilon yayınevi·Kitabı okudu
1000Kitap
...vampirlerden de bahsetmek lazım. Bence biraz haksızlık ediliyor. Yani zannediliyor ki, adamların soluk tenli olması, pelerin giymesi falan, ürkünçlüğün altını çizmek için. Şimdi efendim, adam gece çalışıyor, gündüz uyuyor. Güneş görmüyor. Yoksa istemez mi bronzlaşmak? işten güçten vakit mi var? Ayrıca tabii pelerin giyecek, gece kıyafeti, abiye. Bunun soğuğu var, karı var, Transilvanya kışı var. Mesleğinin gereği. Eşofman mı giysin? Bana sorarsanız, tercih ettiğim bir mesai saati yok. Neden derseniz, saatle hiçbir problemim olamaz, ben mesaiye kılım!
epsilon yayınevi·Kitabı okudu
1000Kitap