Spoiler olacak diye söyleyemiyorum ama kitabın ortasında sinir krizi yaşadım. Kadın ghostingin kralını yaşadı En sinir olduğum kısım (kitabı okuyacaklar buradan gerisini okumasın lütfen) bu korkak herif birde kızı kendine, çevresine yakıştıramadı. Soyum da soyum. Soyun kurusun. Sen kimsin? Kimsin sen?! Dalga geçerler diye adını eserlerine veremiyordun sen. 20 sene geçmiş üstünden birde kadına ithafen kitap yazmışsın utanmadan. Evlenip çoluk çocuk yapmanı saymıyorum bile! Amaaa Darling öyle mi? İnsan olacak kişi daha ilk seferde kendini belli ediyor işte. Ne denir ki ona İyi kalpli, güzel seven, güven veren tüm insanlar iyi ki var. Sahi neydi sevgi..?
Sevgi iyilikti, dostluktu... Sevgi emekti... 🩷
Kitap içimi ısıttı. İçinde bazı sözler var ki altı çizilmeli. Birinci kitabını da aynı şekilde beğenmiştim. Bence güzel bir ruh haline girmek isteyen, romantik kitap okumayı seven bir şans vermeli.
Tarih kitaplarını her daim çok sevmişimdir. Zülfü Livaneli bu kitabıyla Abdülhamid'in tahttan indirilişi ve bu süreçte yaşadıklarını tarafsız bir dille okuyucuya sunmuş. Kesinlikle okumanızı tavsiye ederim.
Bu kitap nasıl beğenildi bilmiyorum. Baştan sona kasvet barındırıyor. Sırf bitirmiş olmak için okudum. Çok daha başarılı olabilirdi ama bence vasat. Büyük bir heves ve umutla başlamıştım oysa ki. Vakit kaybından başka birşey olmadı.
Kırtasiye Dükkanı, güzel ama sıkıcıydı. Bitirdiğimde okumasam da olurmuş hissini yaşattı ne yazık ki. Sürekli tekrarlanan cümleler ve kalıplar "anladık ama yeter" dedirtti.