Göz göze gelsek kör olacaktık. Konuşsak sözler bitecekti. Ve söylenecek bir çift söz kalsın diye konuşmuyorduk. Geriye dönebilecek bir adım kalsın diye. Yeniden başlayabilecek bir söz kalsın diye susuyorduk, konuşmuyorduk.
Şimdi birçoğumuz böylesi bir uyuşukluk durumundayız ve gitgide vücudumuzu saran yaralardan habersiz bir hayat sürüyoruz. Tedavisi günden güne imkansızlaşan bağımlılıkların sahibi oluyoruz.