“...özlemle harcanmış onca yılın ardından nihayet senin tarafından tanınmak istiyordum, beni dikkate değer bulmanı, sevmeni istiyordum.
Ama sen, tipi halinde yağan karın altında ve Viyana’nın o bıçak gibi kesen sert rüzgarında bile her akşam sokağında beklediğim halde, uzun zaman benim farkıma varmadın.”
“Ah evet, ben her ayrıntıyı tutkuyla hatırlıyorum, senden söz edildiğini ilk defa duyduğum, seni ilk defa gördüğüm günü, hayır, hatta saati bile bugünmüş gibi hatırlıyorum, ve nasıl hatırlamayayım ki, benim için dünya (hayat) ilk o zaman başlamıştı.”