herkese merhaba,
özellikle yabancı booktokerlarda çok sık gördüğüm kitabı merak edip okumak istedim ve açıkçası sonuç benim için tam bir hayal kırıklığı oldu. çünkü kitap bana göre bomboştu.
sanırım öncelikle üstünkörü konusuna değinsem iyi olur; dreamland adında bir eğlence parkının, ailevi problemleri olan -ki hiç şaşmaz- direktörü rowan ve gelen müşterilere makyaj yaparken, parkın oyuncaklarını tasarlayan yaratıcılar için açılan yeni pozisyona "yanlışlıkla" başvuru yapıp bütün donanımlı yaratıcıları sollayan -ne yetenek ama- zahra’nın hikayesini okuyoruz. tabii hikaye denebilirse çünkü kitabın bir olayı yok. duygular sahte, konuşmalar bana geçmedi, karakterlere de ısınamadım açıkçası. birbirleriyle tanışmaları fiyasko, rowan’ın yanlışlıkla -yine kazara, evet- zahra’yı öpmesi bambaşka bi' fiyasko. tam kitabın ortasında bir anda huysuz adamın gidip aşkından ölen biten bir adama dönüşmesi daha da beter fiyasko. cinsellik gerekli gereksiz çok ön plandaydı ve bu sebeple betimlemeleri okumak heyecandan daha çok sıkıntı verdi.
erkek karakterin aşırı cool, ketum şeklinde tasvir edilmesi ve kadın karakterin cıvıl cıvıl, onu neşelendirmeye çalışan bir maskot olarak kurgulanması bana pek hitap etmiyor o sebeple beklentimi karşılamadı. başladığım serileri bitirmek huyum olduğundan -lanet de olabilir- devam edeceğim tabii ki ama çoook uzun bir ara vereceğim kesin.
Küçük DetaylarLauren Asher · Olimpos Yayınları · 20222,581 okunma
herkese merhaba,
poldark serisinin ilk kitabını seneler önce okuyup çok beğenmiştim. tabii o zamanlar devamının olduğunu bilmiyordum. bu sene devamı olduğunu öğrenince çok mutlu olmuştum lakin sadece ilk 3 kitabının çevirisinin yapıldığını görünce çok uzun sürmedi bu durum. diğer 2 kitabını da yine keyifle okudum.
konusuna gelecek olursak da her kitap bir kişiyi anlatıyor. yolculuğumuza ross poldark'ı tanıyarak başlıyoruz. diğer kitapların isimleri çevresindeki karakterlerin adını alsa da -demelza ve jeremy- hikayemizi ross'un ağzından dinleyip onun bakış açısından bakıyoruz -tabii bu durum diğer kitaplarında değişiyor mu bilemiyorum- kalp kırıklıklarını, uğradığı haksızlıkları, aşık olduğu kadın kendisine ihanet etmesine rağmen yine de ona duyduğu derin saygıyı ve bağlılığı ve tüm bunlarla beraber rastgele tanıdığı bir mutfak hizmetçisine duyduğu aşkı -her ne kadar kendisi ne hissettiğini tam olarak tanımlayamasa da ben böyle diyeceğim- sadece okumuyor adeta hissediyorsunuz. ayrı ayrı okunabilecek bir seri değil bana göre. karakterler birbiriyle bağlantılı ve sürekli olarak geri dönüp bakmanıza sebep olabilir. serinin devamının çevrilmesi gibi bir durum söz konusu değil anladığım kadarıyla. gönül isterdi ki seriyi kitaplığıma dizeyim ama çevirisi gelmezse de -hala bi' umut- eksiğimi dizisini izleyerek kapatmayı düşünüyorum.
henüz okumamışlara iyi okumalar diliyorum, güzel bir yolculuk sizi bekliyor.
Jeremy PoldarkWinston Graham · Martı Yayınları · 201721 okunma