merhaba,
El Kızı'ndan sonra yazarın Küçük Adamın Romanı adlı serisine başlamak istedim. Fakat ilk kitapta El Kızı'ndaki gibi bir dram, anlatım biçimi, olay örgüsü bulamadım ne yazık ki. Tek anlamlı bulduğum kısım ailesiyle arasındaki son diyalogtu, onun dışında oynadıkları topun aşırı detaylı anlatılmasından, lakaplı karakterlerin tasvirinden, Hasan Hüseyin'in oburluğundan bir tık sıkıldım. Uzun uzun betimlenmiş ama baktığınızda bir mana yok. Yerli Şeker Portakalı diyenler duydum ki bence kesinlikle alakası yok. Orada bir çocuğun hayalini, dramını ve bakış açısını okumuştuk ama burada onu da çok derinden hissetmedim çünkü ilk kitap hep goygoydu açıkçası. Umarım serinin devamı gittikçe anlam kazanıyordur. Pek sevemesem de mecburi seriyi devam ettireceğim ama çok yakın bir zamanda olmaz diye düşünüyorum.