Düşüncelere işkence edilen bir çağda yaşıyoruz, eski neslin sahip olduğu misafirperverlik, mizah anlayışı, insanlık gibi niteliklerin, bu eğitimli ve üstün eğitimli yeni nesilde olmadığından korkuyorum.
James Joyce “Ölüler”
Kader daima dışarıdan ruha temas etmeden çok önce kişinin ruhunda ve bedeninde dolaşmaya başlar. Kendinin farkına varmak, kendini savunmaktır ve çoğu zaman bu boşunadır. Ancak insan bütün bunları fark ettiğinde zaten artık her şey için geç olmuş demektir.
Yaşadığımız o ışıltılı hayatlar , bir telefon vasıtasıyla ışığını daha da arttırabildiğimiz, daha renkli , daha parlak gösterildiğimiz o hayatlar, kontrastını, doygunluğunu, dilediğimiz gibi ayarladığımız o pürüzsüz hayatlar,boyası çatlamış duvarlar arasında, loş ışıkta, yarı doymuş yarı aç yaşanan hayatları karanlıkta bırakıyor sanki. Görülmüyor gibi görünmesi gerekenler. Onurlu ve gururlu seslerin tınısı unutulmuş gibi.
Birini sevdiğin anda şu gerçekle birlikte yaşamaya başlarsın. Bir gün gidecek, sen sevsen de , asla vazgeçmesen de gidecek. İşte bu yüzden sevmek , teslim olduğun kadar vazgeçmektir. Vazgeçtiğini teslim olduğun anda öğrenmek
Vazgeçersin , unutursun, gidersin…