Stefan Zweig’in “Olağanüstü Bir Gece” diye betimlediği gecede gerçekleşen olayları birbirinden kopuk bulmuştum fakat son sayfadaki şu satırlar kitap üzerine daha çok düşünmemi sağladı: Zira böylesi bir anın büyüsüne şahit olmamış biri, tek bir akşamda birkaç gelip geçici ve neredeyse hiç birbiriyle bağlantısı olmayan olayın, çoktan yitik bir kaderi bu denli canlandırabileceğini anlayamaz, tıpkı altı ay önce benim de anlayamayacağım gibi. İşte o kişiden utanmam o beni zaten anlamaz.
Bu bağlantıları bilen kişi ise yargılamaz ve kibirlenmez o kişiden utanmam çünkü o beni anlar. Kendini bulan insanın bu dünyada kaybedecek bir şeyi kalmamıştır. İçindeki insanı anlayan, tüm insanlığı anlamaya başlar.