1. Kendisine vazife belirliyor.
2. Hiçbir şekilde istikametten şaşmıyor.
3. Zorluklara takılmadan son nefesine kadar çalışıyor.
Müslümanlar olarak bizim tarihte güçlü olduğumuz alanlara bakalım. İslami ilimler, askeri ilimler, savaşlar, fetihler, pozitif bilimler vb. hangi alan olursa olsun, bu alanda isim yapmış, tarihe geçmiş, hâlâ örnek olarak duran herkese bakın. Bu üç tane hedefin, üç tane prensibin bir araya geldiğini göreceksiniz o insanlarda. Bir işe odaklanıyorlar, istikametten şaşmıyorlar, son nefese kadar çalışıyorlar. Böyle yaparsak zaten netice geliyor.
"Bir dakika! Allah bana bu imkanları verdiyse demek daha fazla şey soracak. Ya Rabbi bana ne soracağını bana göster." Bakın bu duayı hep edelim. "Ya Rabbi, bana benden ne isteyeceğini söyle, bana bildir, ilham et ve beni oraya doğru sevk et, beni istihdam et". O yüzden hakikaten bugün baktığımız zaman içinden geçtiğimiz süreç özellikle Eliezer Ben Yehuda'nın hayatı bağlamında düşündüğümüzde bize vazifelerimizi tekrar hatırlatmalı, azmimizi bilemeli, kamçılamalı ve son nefese kadar çalışmak için bize istikamet için bir ilham olmalı. Öbür türlü işte birileri ölüyor, birileri yaşıyor. Hayat zaten geçecek ama önemli olan bu hayatı anlamlı, onurlu, güzel yaşanmış bir şekilde bizden sonrakilere aktarabilmek. Temel davamız bu.
“Evet, ya Rabbi, bu zamanda yaşamayı ben seçmedim. Bütün bu acılarla, bütün bu olaylarla muhatap olmayı ben seçmedim. O zaman ya Rabbi, bana yolumu göster. Razı olacağın şekilde bana çalışma ilhamını ver. Ve ya Rabbi, beni istikametten ayırma. Son nefesime kadar bu yolda beni istihdam et.” Duamız bu olacak. Dil ve İşgalTaha Kılınç