Elif

Nerede okumuştum... Ölüm cezasına çarptırılmış biri sehpaya çıkmadan bir saat önce şöyle söylüyor ya da düşünüyordu: "Yüksek bir yerde bir kayanın üzerinde ancak iki ayağımı koyabileceğim kadar daracık bir yerde yaşayacak olsaydım, dört bir yanım uçurumlarla, okyanuslarla çevrili olsaydı, fırtınalar zifiri karanlık olsaydı her yanım, kimsecikler olmasaydı yanımda, o daracık yerde öylece bir ömür, binlerce yıl sonsuza dek yaşamak isterdim! Evet, şimdi ölmektense, öyle yaşamak isterdim! Yaşayabilsem yalnızca yaşayabilsem, yaşayabilsem! Nasıl olursa olsun, yaşasam! Ne yaman bir gerçek! Tanrım ne yüce bir gerçek bu! Ne alçak bir yaratık şu insanoğlu!
Reklam
Biliyor musun, bir şey var kafasında! Aklından bir an çıkmayan, ona çok ağır gelen bir şey...
Kimi zaman bir aydır yatıyormuş gibi geliyordu ona, kimi zaman hep aynı günün sürüp gitmekte olduğunu sanıyordu.
En fena kanun, en iyi kanunsuzluktan daha iyidir.
Anlayabiliyor musun sayın bayım, anlayabiliyor musunuz, insanın gideceği bir yerinin olmamasının nasıl bir şey olduğunu anlayabiliyor musunuz?
Reklam