Elif Ç.

Elif Ç.
@elifcildir
Psikolojik danışman/ Özel eğitim öğretmeni
İstanbul
6 okur puanı
Mart 2026 tarihinde katıldı
Tanrı'ya, bizi yaratan Sevgili Tanrı'ya sonuna kadar inanıyor ve onu çok seviyorum. Biliyorum ki, o da beni seviyor. Yarattığını seviyor. Artık beni gözetlemiyor, denemiyor. Bana her şeyin en güzelini sunarken, benden tek istediği, benim bu güzellikleri görmem, hissetmem ve mutlu olmam. O sadece benim mutluluğumu paylaşmak, onu nasıl sevdiğimi, ona nasıl şükrettiğimi duymak istiyor. Kendi güzelliğini ve gücünü biz insanlara yansıtırken, bizden de aynı güzelliklerin geri yansımasını bekliyor. Bizi cezalandırmak değil, yeryüzü cennetine göndererek ödüllendirmek istiyor.
Sayfa 96
Alıntı
Reklam
Bana bu kadar saygılı birinden neden korkulur? Neden olacak, bu büyük sevgiyi ve güveni kaybetmekten korkardım. Şimdi anlıyorum bunu. İşte benim Tanrım babama benzerdi. Yani beni sever, bana güvenirdi. Yanlışımı kendimin anlamasını bekler, beni cezalandırmazdı. Beni her zaman affetmeye, hoşgörmeye hazırdı. Tanrı'dan da babamdan korktuğum gibi korkardım. Beni cezalandırmasından değil, beni sevmemesinden, bana güvenmemesinden korkardım.
Sayfa 95
Öleceğini biliyor. Ya ben, ben bilmiyor muyum öleceğimi. Hepimiz, bütün insanlar bilmiyor muyuz bu gerçeği ve hepimiz sanki böyle bir gerçek yokmuş gibi yaşamıyor muyuz? Farkımız ne? Bir doktor gözüyle onun en fazla üç ayı var, ya benim? Üç gün mü, üç ay mı, yoksa yıllar mı? Eğer ben üç ay sonra öleceksem, bunu bilmek ister miydim? Evet, ben bilmek isterdim, beni kandırsınlar istemezdim. Belki çok korkar, belki çok üzülür, belki de kahrolurdum ama bu duygular sonunda beni terk eder, gerçeğe teslim olurdum.
Sayfa 83
Alıntı
Bu acımasız hastalığın ona en büyük armağanı işte bu. Yalan da olsa insana önemli ve değerli olduğunu hissettiriyor. Kenarda köşede kalmış, kimsenin fark etmediği, ilgilenmediği, sevmediği, değer vermediği ve önemsemediği biri olmak yerine, sonunda assalar bile bütün dünyanın televizyonlarda izlediği gözlediği, önemsediği, sevdiği ya da nefret ettiği biri olmayı istiyor. Sevmek, sevilmek, heyecanlanmak, özetle, yaşamak istiyor...
Sayfa 50
Alıntı
Şu kadınlar ne garip mahluklar. Duygusal durumları ne kadar çabuk değişebiliyor. Küçücük şeylerden nasıl da hemen etkileniveriyorlar. Bir anda dünyanın en mutsuz en kederli, en suçlu insanı iken, nasıl da kolayca gökyüzünün en üst katına çıkabiliyorlar. Sevgileri, tutkuları uğruna neleri göze alabiliyorlar. Onlar için yaşamın temel şartı Sevilmek. Aşk'la Tutku'yla sonsuza kadar Sevilmek ve asla Vazgeçilmemek. Her şeyi affedebilirler ama Sevilmeme'yi Asla.
Sayfa 39
Alıntı