Elif Doğan

Elif Doğan
@elifcimdogan
Okumak özgürlüğe uçmaktır.
Çünkü gönüllere hitap eden bir mesajla ahlakileşmeyen hukuki yasaklar sadece kaçak kullanımları artırır. Yukarıda aktardığımız gibi bir fikir yoksa ve ruhları kendisine bağlayamıyorsa, yasaklar hiçbir zaman yeterli olmaz. Hukuki normlar, sadece yakalanılacağınızı düşündüğünüz duruma hitap eden soğuk bir yasaklar ve emirler zincirinden ibaret kalır. Oysa İslam'ın, Hicret'ten sonra yaklaşık 4. yılda içkiyi haram kıldığı düşünülürse içki yasağı Muhammed (s.a.v.) tarafından hepi topu 6-7 yıl uygulamıştır. Onun 6-7 yıllık uygula- ması 1400 yılı etkilemiştir. ABD'nin 13 yıllık uygulaması neden aynı etkiyi oluşturmamıştır?
Sayfa 304
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
İslam, bu tarih kurgusuna göre, Orta Çağ'a sıkışıp kalmıştır.O hâlde Batı tarafından, Orta Çağ'dan çıkarılması gerekmektedir. Bu, siyasi işgal ya da ekonomik istila şeklinde olabilir. O hâlde Batılı bireylerin, İslam coğrafyasında yaptıkları için vicdan azabı çekmesine gerek yoktur. Aynı şekilde, İslam coğrafyasındaki kişilerin de işgale karşı durmasına gerek yoktur. Çünkü Batı, İslam coğrafyasını, onları Orta Çağ'dan çıkarıp medeniyete(!) kavuşturmak için işgal etmektedir
Sayfa 350
Din
Bu kurguda Gazzali, İslam'da felsefeyi, düşünceyi ve bilimi bitirecekti. Ondan sonra biz, birer hiç olacak ve İbn Rüşdü dinlememekle yok olmayı hak etmiş olacaktık. Batı ise en gelişkin haliyle Yunan felsefesini İbn Rüşd'den teslim almış olacaktı. Doğu'nun kültürel gelişimdeki rolü burada bitmiş olacaktı. Aslında İbn Rüşd ve Gazzali'nin bu bağlamda seçilmiş olması da kurguya hizmeti bağlamındadır. İbn Rüşd, onların Rönesans dönemi dedikleri çağa oldukça yakın yaşamıştır. Ayrıca o, Avrupa sayılan Endülüs'tedir ve Hristiyanlar tarafından okunmaktadır. Bu bağlamda, Antik Yunan bilgisini Batı'ya taşımak için biçilmiş kaftandır. O hâlde İbn Rüşd'ün, kendisi ile tartıştığı Gazzali de İslam'da felsefeyi bitirmekle görevlendirilmiş olacaktır. Tabi bu kurguya göre, İbn Rüşd'den iki yüz yıl sonra ortaya çıkan İbn Haldun'u açıklamak gibi bir zorluk vardır. Çünkü o, başarısı yadsınabilecek birisi değildir.
Sayfa 350
Eğer Rasûlullah böyle bir ilim almış ve onu gizlemiş olsaydı bile bu, onun en büyük ayetlerinden mucizelerinden biri olurdu. Çünkü bu durumda harikulade bir şey olmuş olurdu. (Kadı Abdülcebbardan alıntı)
Sayfa 381
Izutsu, Kur'an'da Tanrı ve İnsan adlı kitabında şöyle demektedir: "Aklımdaki kelime, 'kerim'dir. Bu kelime, cahiliyede çok önemli bir anahtar terimdi ve soyu lekesiz bir şecereyle şerefli bir ataya bağlanan asil biri anlamına geliyordu ve eski Arapların insani erdem anlayışında müsrifçe ve sınırsız cömertlik, bir erkeğin soyluluğunun en önde gelen ve somut göstergesi olduğu için 'kerim' bizim mirasyedi kavramımızın ima ettiği şekilde, aşırı cömert anlamını da kazanmıştı. Bu kelimenin anlam içeriği az önce kendisine bir atıfta(hucurat49/13) bulunan takva ile Kur'ani bağlamda yakından ilişkilendirildiğinde, müthiş bir değişikliğe uğramak zorundaydı. Kur'an, en net ifadelerle insanların en kerim ( asil) olanının Allah'a karşı takva tavrını takımdan kişi olduğunu ilan ediyordu.
Sayfa 176