Elif Doğan

Elif Doğan
@elifcimdogan
Okumak özgürlüğe uçmaktır.
Bugünkü toplumda, içkinin çok sevildiği ve insanların namazdan niyazdan uzak olduğu bir coğrafya düşünelim. Burada toplumsal bir hareket başlatmaya çalışan bir yalancı olsaydınız onları size katılmaları için bu denli şiddetli mükellefiyetlere mecbur eder miydiniz? Mesela, içki konusunda çok hassas davranıp namazı vs. emreder miydiniz? Tabii ki böyle yapmazdınız. Aksine, şahit olduğunuz çoğu örnekteki gibi, onların hayat tarzlarını olumlayarak arkanızda toplamaya çalışırdınız. Hele de içinde bulunduğunuz coğrafya -örneğin içkiye alternatif olması hususunda- bugünkü gibi envaiçeşit meşrubat skalasına sahip değilse. Nitekim dönemin Arap coğrafyasında çay, soda, ayran, kola, meyve suyu vb. içecekler varken şarap yasaklanmadı. Muhtemelen -özellikle de yolculukta- o sıcağa uzun süre dayanabilecek iki içecek vardı: su ve şarap. Şarabın yasaklanması, esasında çoğu kişi için tek içeceğin su olması anlamına geliyordu. Kitleyi celbetmek isteyen kimse, onun nabzına göre şerbet verir. Nebi'nin (s.a.v.) yaptığı böyle midir? Peki O'nu böyle davranmaktan alıkoyan irade neydi?
Sayfa 162
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Margoliouth şöyle aktarmaktadır: "Ebubekir ona inanmıştı ve suç ortağı değildi. " O, burada bir yalan yakalamış olsaydı, kendisi için evladını karşısına aldığı, servetinden olduğu, yerini yurdunu terk ettiği, fiili işkencelere maruz kaldığı bir dinin yalan olduğunu öğrenmiş olurdu. Böyle bir durumda Müslüman kalmaya devam etmesi beklenemezdi. Bunu anlamasına rağmen Müslüman olduğunu söylemeye devam etseydi bu ancak çıkar için olurdu. Oysa biz, onun, halifeliği döneminde de dünyevi menfaatten ne kadar uzak ve zahidane bir hayat yaşadığını göstermiştik.
Sayfa 224
Çünkü gönüllere hitap eden bir mesajla ahlakileşmeyen hukuki yasaklar sadece kaçak kullanımları artırır. Yukarıda aktardığımız gibi bir fikir yoksa ve ruhları kendisine bağlayamıyorsa, yasaklar hiçbir zaman yeterli olmaz. Hukuki normlar, sadece yakalanılacağınızı düşündüğünüz duruma hitap eden soğuk bir yasaklar ve emirler zincirinden ibaret kalır. Oysa İslam'ın, Hicret'ten sonra yaklaşık 4. yılda içkiyi haram kıldığı düşünülürse içki yasağı Muhammed (s.a.v.) tarafından hepi topu 6-7 yıl uygulamıştır. Onun 6-7 yıllık uygula- ması 1400 yılı etkilemiştir. ABD'nin 13 yıllık uygulaması neden aynı etkiyi oluşturmamıştır?
Sayfa 304
İslam, bu tarih kurgusuna göre, Orta Çağ'a sıkışıp kalmıştır.O hâlde Batı tarafından, Orta Çağ'dan çıkarılması gerekmektedir. Bu, siyasi işgal ya da ekonomik istila şeklinde olabilir. O hâlde Batılı bireylerin, İslam coğrafyasında yaptıkları için vicdan azabı çekmesine gerek yoktur. Aynı şekilde, İslam coğrafyasındaki kişilerin de işgale karşı durmasına gerek yoktur. Çünkü Batı, İslam coğrafyasını, onları Orta Çağ'dan çıkarıp medeniyete(!) kavuşturmak için işgal etmektedir
Sayfa 350
Din
Bu kurguda Gazzali, İslam'da felsefeyi, düşünceyi ve bilimi bitirecekti. Ondan sonra biz, birer hiç olacak ve İbn Rüşdü dinlememekle yok olmayı hak etmiş olacaktık. Batı ise en gelişkin haliyle Yunan felsefesini İbn Rüşd'den teslim almış olacaktı. Doğu'nun kültürel gelişimdeki rolü burada bitmiş olacaktı. Aslında İbn Rüşd ve Gazzali'nin bu bağlamda seçilmiş olması da kurguya hizmeti bağlamındadır. İbn Rüşd, onların Rönesans dönemi dedikleri çağa oldukça yakın yaşamıştır. Ayrıca o, Avrupa sayılan Endülüs'tedir ve Hristiyanlar tarafından okunmaktadır. Bu bağlamda, Antik Yunan bilgisini Batı'ya taşımak için biçilmiş kaftandır. O hâlde İbn Rüşd'ün, kendisi ile tartıştığı Gazzali de İslam'da felsefeyi bitirmekle görevlendirilmiş olacaktır. Tabi bu kurguya göre, İbn Rüşd'den iki yüz yıl sonra ortaya çıkan İbn Haldun'u açıklamak gibi bir zorluk vardır. Çünkü o, başarısı yadsınabilecek birisi değildir.
Sayfa 350