Her birimizin yaşamımız boyunca kendi kozalarımızı ördüğümüzü, kimimizin boğulup kaynar sularda iplik iplik çözüldüğümüzü, o kozalardan sağ salim çıkabilmek için çırpınıp durduğumuzu daha sonra anlayacaktım...
Ben harıl harıl İngilizceye çalışıyorum. Pek âlâ Almancaya da çalışabilirdim. Fakat sen ingilizce bilirsin ve ben senin bildiğin her dilden seninle konuşmak istiyorum.