Zaman, bazen kuş gibi uçarak, bazen de bir solucan gibi ağır ağır geçer. Fakat insanın özellikle en hoşlandığı şey, zamanın hızlı mı yoksa yavaş mı geçtiğinin ayrımında bile olmayışıdır.
Onun aşk bilgisi tümüyle kurumsaldı ve o, aşkı, bir çiy damlasının nazik düşüşü ya da durgun bir suyun dalgacıkları gibi alev yalayışları olarak ve yaz gecelerinin kadife karanlığı gibi serin olarak tasarlıyordu.