Devasa bir tasarının parçalarıydık sadece; sandığımdan da önemsizdik. Dünya artık var olmadığında bütün bu yıldızlar ışıldamaya devam edecekti. Ölülerimiz onlar için hiçbir anlam taşımayacaktı.
"Çok küçük hissediyorum."
"Benim yaşıma geldiğinde anlayacaksın, Henry. İnsan hayatını, dışarı çıkıp yeni anılar yaratacak enerjiyi bulamadığı günler için hatıralar biriktirerek geçiriyor. Yaşlılığın tesellisi bu işte; geçmişe bakıp dünyada bir iz bıraktığını görebilmek. Ama ben hatıralarımı da yitiriyorum. Sanki biri domuz kumbaramı kırmış, her seferinde birer sent alarak hazinemi çalıyor. O kadar yavaş gerçekleşiyor ki neyin kaybolduğunu bile fark edemiyorum."
...
"Dolu dolu yaşadım ama bomboş ölmekten korkuyorum, Henry."
Dünyanın sonu yaklaşmışken her şeyin anlamsızlığını idrak edebiliyordum. Koca bir insan uygarlığının, aslında evrenin gözünde bir sivrisinek vızıltısından ibaret olduğunu...