Çünkü Biz KarıncayızShaun David Hutchinson

·
Okunma
·
Beğeni
·
2.201
Gösterim
Adı:
Çünkü Biz Karıncayız
Baskı tarihi:
Haziran 2017
Sayfa sayısı:
360
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786059585521
Kitabın türü:
Orijinal adı:
We Are the Ants
Çeviri:
Begüm Berkman Padar
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yabancı Yayınları
Henry Denton’ın bildiği bazı şeyler vardı. Fakat bazı şeyleri de bil­miyordu.



Henry, annesinin aileyi bir arada tutmak için çabaladığını ve bu­nunla baş etmek için sigara ardına sigara yaktığını biliyordu. Abisinin üniversiteyi bıraktığını ve hamile bir kız arkadaşı olduğunu biliyordu. Anneannesini yavaş yavaş Alzheimer’a kaybettiğini biliyordu. Ve erkek arkadaşının geçen sene intihar ettiğini de.



Bilmediği şey ise, uzaylıların onu on üç yaşındayken neden kaçır­dığıydı. Neden hâlâ onu kaçırıp gemilerine götürdüklerini de bilmi­yordu. Dünyanın sonunun neden geldiğini veya uzaylıların ona neden büyük, kırmızı bir düğmeye basarak bunu durdurması için bir fırsat tanıdıklarını da bilmiyordu.

Fakat durum böyleydi ve karar vermesi için 144 günü kalmıştı.



Soru, Henry’nin dünyayı kurtarılmaya değer bulup bulmadığıydı. En azından gizemli bir geçmişi olan Diego Vega ile tanışana kadar öy­leydi. Diego, Henry’ye bildiği her şeyi, evrendeki yerini ve bütün bun­ların bir anlamı olup olmadığını sorgulatıyordu. Fakat Henry dünyayı kurtarmadan önce kendisini kurtarmanın bir yolunu bulmalıy­dı ve uzaylılar ona bunun için bir düğme vermemişlerdi.



(Tanıtım Bülteninden)
Kitaba genel olarak büyük bi beklentiyle başladım uzun zamandır aradığım zorla bulduğum ve okumaya başladığım bi kitaptı genel olarak konusu güzeldi içten bi dille anlatılmıştı baş karakterin içinde bulunduğu çıkmaz umutsuzluk çaresizliği iyi aktarmıştı ve bir gencin yaşadığı sorunlarla beraber uzaylılar tarafından kaçırılması uzaylıların konuya dahil olması farklı ve merak uyandıran bi işleyiş vermiş kitaba fakat kitapta baş karakterin yaşadığı aynı sıkıntıları tekrar tekrar sürekli yinelemesi kitabın yarısını aynı şeyleri tekrar tekrar okuyor hissi verdi ve sıkılmama sebep oldu sonu da fena değildi ama daha etkileyici güzel beklerdim bu yüzden benim için ortalama güzellikte bi kitap oldu
Kitabın young adult olduğunu bilerek başladım ama ergen hikayelerinin bile abartılmış bir haliydi.
----------Spoiler---------------------------------------------------------------------------------------------
Henry'nin, Jesse hakkında neredeyse hiçbir şey bilmeyip bu kadar tutkulu bi aşk yaşadığına inanmak çok zor. Audrey'nin, Jesse ile ilişkisi olup bu ilişki bittikten sonra Henry ve Jesse'nin yancısı olması da ayrı bir gariplik. Sen nasıl bir g*doşsun Audrey. Diego'nun bad boy olması da son dönem young adult klişelerinden biriydi. Bilim kurgu kısmında zaten havada kalan bi sonu vardı.
----------Spoiler---------------------------------------------------------------------------------------------Okunamayacak bir kitap değil ama ana konu, yan konuların gölgesinde kalmış. Tüm bu ergen dramasını abartmak yerine "dünya kurtarmaya değer mi?" sorusuna ağırlık verilseymiş tekrar tekrar okumak isteyeceğim bir kitap olurdu.
Bir kere kitabın konusu efsane Alzheimer bir büyükanne, çatlak bir abi ve hamile sevgilisi, aileyi toplamak için kendini sigaraya, içkiye veren bir anne, yıllar önce çekip giden bir baba, kendini asarak intihar eden bir erkek arkadaş ve kıyametin kopmasına son 144 gün. Bunu ise durdurabilecek tek bir kişi var. Henry Delton. .
. Henry eşcinsel. Yani anlayacağınız üzere kitap LGBT temalı ve okulunda hor görülüyor, şiddete maruz kalıyor. Hal böyle olunca psikolojik olarak sorunları var. Okuldakiler ona " uzay bebesi " diye sesleniyor ve sadece 2 tanecik arkadaşı var. .
. Kitaptaki karakterler oldukça iyiydi. Diego ise favorim tabiiki Marcus ve çetesinden nefret ettim ve böyle kişilikteki kişiler tarafından şiddete maruz kalan kişilere acıdım. Yazarın ise öyle bir dili, kalemi var ki kendinizi otomatikman Henry'nin yerine koyuyorsunuz. Örneğin ben Henry'nin yaşadığı şeylerden dolayı çoğu yerde gözlerim doldu. Duygulandığım, sinir olduğum çok fazla yer oldu. Eğer bu duyguları yaşayamazsanız bu kitaptan zevk alacağınızı düşünmüyorum. Ben Henry'nin yerinde olsaydım düğmeye basmazdım ( eğer düğmeye basmazsa dünya yok olacak) çünkü bana göre Marcus gibi veya ondan daha kötü insanlar gibileri yaşamayı hak etmiyor. .
. Bu kitabı ke-sin-lik-le okumalısınız. Şiddetle tavsiye ediyorum
( instagram üzerinden @eczacinin_guncesi hesabından takip edebilirsiniz. Kitap yorumlarım mevcut)
Kitabın ana konusu “Hayatı ve Varlığı” sorgulamak üzeredir. Bu konu lisesi eşcinsel bir çocuk üzerinden anlatılmaktadır. Kitabın ana karaketri Henry Denton her insanda olduğu gibi varlığı sorgulamaya başlar. Bu sorgulamalar Henry’nin kafasında olumsuz yönde oluşur. Henry yaşamın hem gereksiz olduğunu düşündüğünden hem de eşcinsel olmanın yaşattığı zorluklardan dolayı hayattan bıkar. Yazar Shaun Hutchison bu konudaki sorgulamayı Henry’nin uzaylılar tarafından kaçırılıdığını ve ona sunulan bir fırsatla Dünya’yı yok etme fırsatı ile ele alır. Bu fırsat sonrası Henry’e belirli bir süre tanınır ve Henry yaşadığı olaylarla kafasında bir sonuca varmaya çalışır.
Kitapta genel olarak “Sorgulama” evrelerini iyi yansıtılmış ve kitabın arasına Dünya’nın sonunun nasıl geleceği hakkında kısa hikayelerin olması hoşuma gitti. Ancak söylediğim gibi “Sorgulama” evreleri ne kadar iyi olsa da bunun dışında kalan hikaye evresi bana sıkıcı geldi. Daha çarpıtıcı ve okumaya sevk edici ara evreler beklerdim.
Tüm değerlendirmelerimi düşünürsem kitaba puanım “6” olacaktır. Felsefik kitaplara başlamayı düşünüyorsanız iyi bir başlangıç olacağını söylemem gerek.
Lise öğrencisi Henry uzaylılar tarafından kaçırılıyor ve "Sümüklüler"lakabı taktığı bu uzaylılar ona dünyayı kurtarma şansını sunuyorlar. Eğer 144 gün içinde kırmızı butona bazmazsa dünya patlayıp yok olacak. Evet genel tema bunun etrafında kurulmuş ama sayfalar ilerledikçe çok farklı konularda ekleniyor. Ailevi sorunlar,yanlış seçimler,yeni arkadaşlıkar ve fantastik öğeler...Kitap birçok şeyi aynı anda okuma fırsatını veriyor. Hepside iç içe ve uyumluydu. Gerçi uzaylıların dünyasından biraz daha bahsetse iyi olacaktı. Benim için, içinde uzaylı temasını bulunduran ilk kitaptı ve ayrıntılar beni daha çok tatmin ederdi.Ara ara dünyanın nasıl son bulacağına dair bazı teoriler vardı ve cidden çok hoşuma gitti bu kısımlar. Bazıları oldukça yaratıcı ve komikti. Olaylar günlük hayatı üzerinde ilerlemesine rağmen sıkılmadım. Genelde sırf günlük yaşam ve sorunlar arasında gidip gelen kitaplar beni çok sıkar ama bu kitabın havası çok başkaydı. Beni hiç bunaltmadı. Kitapta Marcus'un ve Diego'nun davranışlarında hepsi bir aşırılık gördüm. Biri aşırı korumacı öteki aşırı ben merkezciydi. Diego'ya aşırı sahiplenici bir imaj çizilirken,Marcus'a kendi popülerliği için sevdiği insanı bile incitebilecek bir imaj çizilmiş. İkiside daha sakin,dozunda karakterler olsaydı daha hoş olurdu bence. Kitabın biraz kasvetli bir havası olduğunu söyleyebilirim. Bir ara "ay hiç düzelmeyecek bunların hayatı"desemde güneş açtı hepsinin hayatına. Oldukça hoş,dünya cidden yaşamaya değer mi sorgusunu oluşturan bir kitaptı.
Kitap hakkında hiçbir bilgim olamadan 2-3 yorumda çok beğenildi diye almıştım şuan iyiki almışım diyorum. Bayıldım! Yürek burkan konusu ile kitaba kapılıp gidiyorsunuz. Henry'nin hayatını okuyoruz. Çatlak bir abi, alkolik annesi, alzheimerlı ninesi, intihar eden eski sevgilisi anlatılmış. Aslında ailesinden çok okul hayatı da yaşadığı sıkıntılar göz önünde eşcinsel olduğundan yaşadığı zorluklar, hor görülmesi, takılan lakaplar ve Henry'e bulaşmak eğlence yerine getiriliyor. Bir diğer göz önünde bulunan konu ise sümüklü böceğe benzedikleri için sümüklüler adı verdiği uzaylılar tarafından kaçırılması. Uzaylıların kendisini kaçıradığına inandığını okuldaki arakadaşları öğrenince ayrı bir dalga konusu oluyor. Sümüklülerin Henry'i kaçırması ve ve dünyanın sonu geldiğinde büyük kırmızı bir düğmeye basmasını belirtirler. Ama Henry'i dünyanın kurtarılacak kadar değerli bulup bulmadığına karar vermesi için 144 günü vardır. Bize bu 144 gün anlatılıyor. Karar vermesi için çevresinde ki insanlara "Dünyanın sona ere­ceğini ama buna engel olabileceğinizi bilseydiniz, yapar mıy­dınız?" sorusunusu sorarak karar vermeye çalışır. İlk başlarda konuya tam adapte olamamıştım ve ilk 10 sayfasını okuduğumda konusu birazcık saçma gelmişti ama ilerleyen sayfalarda kalbimin bir parçasını bıraktım diyebilirim. O kadar güzel cümleler vardı ki 3-4 sayfada bir müthiş bir alıntı yapabilirsiniz. LGBT temalı bir kitap olduğunu ve ölmeden okuyun dediğim kitaplardan biri olduğunu belirtmeliyim. Her sayfayı hatta cümleyi hissederek okunuyor. Sizde daha fazla zaman kaybetmeden bir an önce okuyun
Galiba son zamanlarda okuduğum en tatlı kitaptı. Karakterin ağzının sağlam laf yapması, mizacı, yazarın dili, akıcılığı, olayların doğallığı gerçekten güzeldi. Beni tek sinir eden şey Henry'nin malum kişiyi aklına dakika başı getirmesi ve "geçmisten kurtulamıyorum" tavırlarının aslında kendine izin vermesi oldu. Bir de son çeyrekte hafif bir durgunluk vardı, o olmada daha tatlı olabilirdi. Beğendim.
Hayatın anlamını sorgulamaya yönelik harika bir kitaptı. Belki biraz depresifti ama okuduğum her satırın altını çizme isteği uyandıran muhteşem bir kitaptı. Anne karakterinin yarattığı duygu özellikle hoşuma gitti. Ayrıca aralara serpiştirilmiş küçük dünyanın sonu senaryoları da cok etkileyiciydi. LGBT öğeleri içeren okuduğum ilk kitaptı ve etkileyiciydi. Farklı düşünceler, farklı hayatlar, zorluklar... Okunmalı.
Kitabı okumamın tek nedeni adının ilgimi çekmiş olması.Karakteri uzaylılar kacırıyor,dünyayı kurtarıcak falan.Ooo dedim değişik bir kitap.Sonra sıkılarak okudum. Bilim kurgu beklerken dram çıktı.Bekledigimin çok çok altında bir kitaptı. :(
Genç yetişkin türünde bir bilim kurgu kitabı. Ben her ne zaman genç yetişkin türünde bir şeyler okusam o okuduğum kitap bana yavan geliyor. Bu kitap da açıkçası öyle geldi.

Güzel cümleler vardı kitapta sevdiğim belki de bazılarına bayıldığım cümleler.

Çok daha fazla bilim kurgu yönünün baskın olmasını dilerdim. Belki o zaman biraz da olsa beni tatmin ederdi. Ya da dünyanın kurtarılmaya ya da kurtarılmamaya değeceği hakkında daha fazla bölüm olmasını dilerdim. Diğer karakterlerin düşüncelerine girilmesini. O zaman kitap daha da güzel olabilirdi diye düşünüyorum.

Henry Denton sorunlu bir çevresi olan, okulda surekli okulun popüler çetesi tarafından ezilen ve asla kimsenin yardım eli uzatmadigi bir genç. Üstüne üstlük erkek arkadaşı intihar etmiş, annesi ardı ardına sigara içen, abisi üniversiteyi bırakan hatta kız arkadaşı hamile olan, ninesi ise Alzheimer olan bir genç.

Bütün bunlara karşılık Henry bir de "sümüklüler" adını verdiği uzaylılar tarafından kaçırılıyor ve bir seçim şansı sunuluyor. Henry dünyayı kurtaracak mi yoksa kurtarmayacak mi? Dünya kurtarılmaya değer mi yoksa değmez mi?

Çok sevdiğim bir kitap olmadı daha fazla ne diyeceğimi bilmiyorum. Herkese iyi okumalar. :)
kitap her şekilde mükemmeldi. bayıldım keşke biraz daha devam etseydi. uzun sürede okuduğuma bakmayın çok sürükleyiciydi. belki başları biraz ilerlememiş olabilir ama konuya giriş yapmamız gerektiğinden. Henry nin kararsızlığı beni deli etse de karakterin diğer yönlerini sevdim. ve en sevdiğim özelliği ise Jesse ye olan bağlılığı ama bir süre sonra bırak artık onu demedim değil. Diego ise müthiş bir karakterdi. sevilmeyecek gibi değil. bu kitabı okuyun. yeni bir bakış açısı kazanacağınıza eminim. ya da değilim ama yine de okuyun.
Kapağına ve konusuna vurulup aldığım ama daha kitap başlar başlamaz "nasıl bir kitap bu ya" dediğim, daha sonraları altını çizecek bir sürü cümle bulduğum kitap oldu "Çünkü Biz Karıncayız"
Çok büyük bir beklenti ile okumaya başladığım için hayal kırıklığı oldu diyebilirim ama kesinlikle kötü değil. Konusunu beğendiyseniz alıp okuyabilirsiniz.
+Yılanlar deri değiştirebiliyorsa biz neden yapamayalım?
-Ama neden deri değiştirmek isteyesin ki?
+Çünkü bazen gittiğin her yere geçmişin yükünü taşımaktansa sıfırdan başlamak daha kolaydır.
Shaun David Hutchinson
Sayfa 192 - Yabancı Yayınları
Kendimi iyi olduğuma ikna etmeye çalıştım.
Ama iyi olmanın çok uzağındaydım.
Shaun David Hutchinson
Sayfa 60 - Yabancı Yayınları
"Peki, neden ben?"
"Çünkü seninleyken kendim olabiliyorum, üstelik kim olduğumu henüz ben bile bilmezken."
Shaun David Hutchinson
Sayfa 138 - Yabancı Yayınları
Ancak üzüntümü onlara göstermeyecektim. Kemiklerim çelikten, derim taştandı. Dışım elmastı ve kırılmayacaktım.
İçim ise çoktan kırılmıştı.
Shaun David Hutchinson
Sayfa 132 - Yabancı Yayınları

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Çünkü Biz Karıncayız
Baskı tarihi:
Haziran 2017
Sayfa sayısı:
360
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786059585521
Kitabın türü:
Orijinal adı:
We Are the Ants
Çeviri:
Begüm Berkman Padar
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yabancı Yayınları
Henry Denton’ın bildiği bazı şeyler vardı. Fakat bazı şeyleri de bil­miyordu.



Henry, annesinin aileyi bir arada tutmak için çabaladığını ve bu­nunla baş etmek için sigara ardına sigara yaktığını biliyordu. Abisinin üniversiteyi bıraktığını ve hamile bir kız arkadaşı olduğunu biliyordu. Anneannesini yavaş yavaş Alzheimer’a kaybettiğini biliyordu. Ve erkek arkadaşının geçen sene intihar ettiğini de.



Bilmediği şey ise, uzaylıların onu on üç yaşındayken neden kaçır­dığıydı. Neden hâlâ onu kaçırıp gemilerine götürdüklerini de bilmi­yordu. Dünyanın sonunun neden geldiğini veya uzaylıların ona neden büyük, kırmızı bir düğmeye basarak bunu durdurması için bir fırsat tanıdıklarını da bilmiyordu.

Fakat durum böyleydi ve karar vermesi için 144 günü kalmıştı.



Soru, Henry’nin dünyayı kurtarılmaya değer bulup bulmadığıydı. En azından gizemli bir geçmişi olan Diego Vega ile tanışana kadar öy­leydi. Diego, Henry’ye bildiği her şeyi, evrendeki yerini ve bütün bun­ların bir anlamı olup olmadığını sorgulatıyordu. Fakat Henry dünyayı kurtarmadan önce kendisini kurtarmanın bir yolunu bulmalıy­dı ve uzaylılar ona bunun için bir düğme vermemişlerdi.



(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 105 okur

  • kitap_kurdu_maydanoz
  • Orionun kizi
  • Ayşe Ak
  • Berfin Aktaş
  • Enes Akan
  • Sahra
  • Elnurə Adıgözəlova
  • Çikolatali OKUYUCU
  • ‘Berra’
  • Ayşenaz Solak

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%2.9
14-17 Yaş
%58.8
18-24 Yaş
%20.6
25-34 Yaş
%11.8
35-44 Yaş
%2.9
45-54 Yaş
%2.9
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%0

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%85.5
Erkek
%14.5

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%30.2 (19)
9
%14.3 (9)
8
%20.6 (13)
7
%9.5 (6)
6
%14.3 (9)
5
%6.3 (4)
4
%1.6 (1)
3
%1.6 (1)
2
%1.6 (1)
1
%0