Adı:
Sessiz Kalma!
Baskı tarihi:
Ağustos 2017
Sayfa sayısı:
400
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786059585613
Orijinal adı:
The Hate U Give
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yabancı Yayınları
Baskılar:
Sessiz Kalma!
The Hate U Give
#1 New York Times, Çoksatanı
#1 Amazon, Çoksatanı
#1 Indie, Çoksatanı
Barnes & Nobels, Çoksatanı
Entertainment Weekly, 2017’nin En Çok Beklenen Kitabı
Teen Vouge, 2017’nin En İyi Genç Yetişkin Kitabı
#3 Indie, Next List Seçkisi
Amazon, Ayın Kitabı (Mart 2017)
ibooks Ayın Kitabı (Şubat 2017)
Bookseller, Ayın Kitabı
Time Dergisi, En İyi Yeni Kitap
Publishers Weekly, Haftanın Kitabı Seçkisi
On altı yaşındaki Starr Carter iki dünya arasında yaşıyordu: Ailesiyle yaşadığı fakir mahalle ve okuduğu banliyö lisesi. En yakın çocukluk arkadaşı Khalil’in bir polis tarafından vurulduğuna şahit olduğunda, bu iki dünya arasındaki hassas dengesi bozulmaya başlamıştı çünkü Khalil herhangi bir tehdit oluşturmuyordu.

Çok geçmeden, Khalil’in ölümü manşet olmuştu. Bazıları ona gangster diyor, bazıları ise onu uyuşturucu satıcısı bir çete üyesi olarak bile betimliyordu. Starr’ın okuldaki en yakın arkadaşı, Khalil’in bunu hak etmiş olabileceğini bile düşünüyordu. Polislerin bu olayla çok ilgilenmediği anlaşıldığında ise bunu protesto edenler sokaklara dökülüp Starr’ın mahallesini âdeta bir savaş alanına dönüştürdü. Herkesin bilmek istediği tek bir şey vardı: O gece ne olmuştu? Bunun yanıtını verebilecek tek kişi de Starr’dı.

Fakat Starr’ın söyleyecekleri ya da söyleyemedikleri adalet için verdiği bu savaşta kendi hayatını bile tehlikeye atabilirdi.

Angie Thomas’ın, sıradan bir kızın kendini sıradışı bir durumda bulması hakkındaki bu ilk romanı, ırkçılık ve polis şiddetini;
zeki, yürekli ve geri adım atmayan bir dürüstlükle anlatıyor.

“Sessiz Kalma! çarpıcı bir ilk roman.”

– The Guardian

“Nefret sadece gündemimizde değil aynı zamanda evrensel de bir konu. Starr’ın eşsiz sesi kadar önemli meseleler olan kültür, toplum ve kadınlığın da altını çiziyor.”

– Entertainment Weekly

“Bu kitapta kolayca ulaşabildiğiniz cevaplar yok. Fakat roman tam da bu sebepten dolayı inanılmaz. Bitirdikten çok uzun bir süre sonra bile sizi düşündürtecek ve sayfalarının arasında bulduklarınızı başkalarıyla konuşma isteğinizi alevlendirecek.”

– Barnes & Noble Teen

“100.000’den fazla satan Sessiz Kalma!, yayımcılık dünyasında bir fenomen. Herkesin okuması gerekiyor.”

– Teen Vogue

“Starr’ın sesi daha ilk sayfadan okurun dikkatini kendine çekiyor… Thomas’ın hikâyesi, kalpleri kırsa da, ergen bir kızı, sevgi dolu ailesini ve neyin doğru neyin yanlış olduğunu öğrenmeye çabalamasının gücünü gözler önüne seriyor.”

– Publishers Weekly, starred review

“Starr’ın doğal sesi üzerinden aktarılan muntazam ama güçlü hikâyesi, özenle yaratılmış karakterleri ve karmaşık, gerçekçi ilişkiler sayesinde bu roman, okurların Starr için tezahürat etmesini sağlayacak. Bu hikâye gerekli. Bu hikâye önemli.”

– Kirkus Reviews, starred review

“Thomas’ın bu ilk romanı, toplumun bağlarını, etiğini, adalet anlayışını ve ahlakını sorguluyor. Starr’ın sesiyle hayata getirilmiş bu hikâye, iki çarpışan dünyanın katmanlarını inceliyor. Tartışılmaz bir şekilde önemli bir kitap ve bir o kadar da geniş bir okur kitlesine ihtiyacı var.”

– Booklist, starred review

"Angie Thomas'tan, dönemimizin klasikleri arasına girecek, çarpıcı, muhteşem ve kalpleri kıracak bir roman.”

– John Green, Aynı Yıldızın Altında'nın çoksatan yazarı

“Bu roman üzücü bir şekilde günümüzü yansıtmakta ve bir değişimin gerçekleşmesi gerektiğini yüzümüze tokat gibi vurmakta. Adalet için verilen bu savaşa sırtınızı dönmeyin. Starr'ın yanında durun."

– Adam Silvera, Az Biraz Mutlu romanının New York Times çoksatan yazarı

“Yazar bu ilk romanında, belki de genç edebiyatta son on yılın en kuvvetli karakterlerinden birini yaratmış.”

– Shelf Awareness, starred review

“Sessiz Kalma! Bir baş yapıt.”

– The Huffington Post

“Korkusuz bir şekilde dürüst ve kalpleri kıracak kadar insani bir hikâye. Herkes bu kitabı okumalı.”

– Becky AlbertalliI, Simon vs. the Homo Sapiens Agenda’nın ödüllü yazarı

“Polis şiddeti ve ayrımcılığa karşı savaşımız devam etmekte olduğundan Sessiz Kalma!, ihtiyacımız olan edebi tokadı atıyor. İnanılmaz sürükleyici!”

– Jason Reynolds, çoksatan All American Boys’un eşyazarı
Bu ay okuduğum tüm kitaplar güzel, yaşasın demek gibi bir hata yapıp kendime nazar değdirdiğimin bir kanıtıdır Sessiz Kalma. Gerçek bir hayal kırıklığı içinde birkaç gün bekledim bu yorum için.

Ne söylemem gerektiğini gerçekten ama gerçekten kestiremiyorum.

Öncelikle şu konuda anlaşalım: Ben küfürden nefret ederim, tiksinirim, huylanırım, küfür karşımdaki insandan soğumama sebep olur. Ciddi anlamda. Eğer siz bundan rahatsız olmuyorsanız ve diğer şeyleri de görmezden gelebilecekseniz, belki de kitabı seversiniz. Ama ben görmezden gelemiyorum, gelmeyeceğim. İnsanlar kendini küfürle ifade etmek zorunda değil. Argoyu ve hakareti bir nebze anlamaya çalışıyorum, hadi öfkeliyken kendini kontrol edemeyen karakterler olsun diyorum vs. Ama bir kitapta küfretmeyen hiç kimse yoksa? Yemezler yazar hanım derim ben. Buna inanmıyorum ne yazık ki. Çevrenizin tamamı küfürbaz bile olsa küfretmeyen birileri olduğundan eminim. Ah, mesela kitap okuyan insanlar falan? Anlayacağınız bu konu beni aşırı rahatsız etti ve hala sinirliyim kitaptaki küfürlere. Her küfrü yok saymaya çalıştım, ürperdim vs. Ne korkunç kelimeler!

Buna kızmamın bir sebebi de karakterin yaşıydı. 16 yaşındaki karakterimiz, bu hali ve çevresiyle nasıl bir örnek teşkil ediyor? Ben bunu anlayamıyorum, kültürel fark olarak da saymıyorum. Kitapta zaten bir küfür kumbarası vardı, küfreden içine para koyup buna maruz bırakılan en küçük aile üyesine para kazandırıyordu. Madem küfrün yanlış ve zararlı olduğunu biliyordun ey yazar, neden karakterin 16 yaşında? Yahut madem önemsizdi o zaman neden sadece 16 yaşından küçükler için zararlı görüyorsun? Ehliyet mi sandın bu işi anlamadım ki, kelimelerin gücünü ne hakla küçümsersin?

Bu konuyu affedemiyorum, evet. Bunun yanında çocuk eğitimine komple aykırı gördüğüm bir kitap zaten bu. Başlıca sevmeme sebebim bu olabilir. Benim bir çocuğum olsaydı, 16 yaşında mesela, onun kendiyle yaşıt bu kızı okumasını istemezdim. Mesela Starr çok tutarsız bir karakterdi. Nasıl desem, yazar ve kahraman anlatıcı arasında fark olduğunu hissettirecek o ince çizgi kızımızda yoktu. Ben sürekli yazarın bir şeyleri dayatmaya çalışan zihnini okumuş gibi hissettim ve okuduğum karakteri 16 yaşında biriyle, özgürlük ve eşitlik yandaşı bir gençle, adaletsizliğe karşı çaresizlik hisseden bir çocukla bağdaştıramadım.

Zaten esas meselenin işlendiğini düşünmüyorum. Ortada bir konu var, o konu kapağın arkasına yazılmasa da hep var. İnsanlar, din, dil ve ırk gözetmeksizin eşit görülmüyor. Tesadüf ki siyahi haklarını yansıtmak için kitap yazan bir kadının dinlere alttan alttan giydirmesi, özellikle Müslümanlara laf atması da bir hayli düşündürücü. Bence yazar, öncelikle neyi savunduğunu bir irdelemeliymiş. Hoş, ortada bir savunma yoktu.

En objektif ifadeyle şunu söyleyebilirim: Kitap dışlanmış ve köhne bir mahallede yaşayan bir grup siyahinin, o mahalle içindeki davranışları, yaşadıkları ve bu değiştirilemez tutumun onları getirdiği noktayı olduğu gibi yansıtıyor. Ama tabii bu yazarın bakış açısı. Yani demek istediğim o mahalleyi bilmiyorum, orada yaşayan insanların hayatına dair en ufak bir bilgim yok ve bana gerçekçi gelmeyen yönleri olduğu için bu yansıtılanın bazı yönlerden gerçekçi olduğunu düşünmesem de bilmediğim bir kültür hakkında yorum yapmak istemiyorum. Sadece vermek istediği ortamı hissedemedim diyeyim ben.

Verilen tek mesaj düşündürmek olabilir, umuyorum ki amaç bu olsun. Ama tavsiye ediyor muyum? Asla, katiyen. Gidip Bülbülü Öldürmek okuyalım bence arkadaşlar. Zaten bu kitaptan sonra bu mesele üzerine yazılmış kitaplara ağırlık vermeye karar verdim, çünkü kalben inandığım bir takım şeyler var ve bu kitaptaki gibi olmadığını görebileceğimi düşünüyorum. (Gördüğümde eminim bundan bahsederim.)

Bu arada komple berbat mıydı kitap? Hiç mi güzel bir şey yoktu? Hiç diyemem, bozuk saat misali arada doğru noktalara temas ettiğini düşünüyorum ama bunu veriş şekli yanlış olduktan sonra bir anlamı kalmadı gözümde ne yazık ki. Eminim kitabı seven kişiler de vardır, onların yorumuna da bakın derim mutlaka.

Toparlayacak olursam, esas konu itibariyle bir amacı olan, bunu yansıtamadığını düşündüğüm, küçücük çocukların ve koca yetişkinlerin hunharca küfrettiği, bolca cinsellik bahsinin geçtiği -ki bunlar seviyesiz şeylerdi benim için- korkunç bir çeviri ve redaksiyona sahip olan bu kitabı sevmedim, tavsiye etmiyorum.
“Sessiz Kalma! çarpıcı bir ilk roman.”

–The Guardian -



“Nefret sadece gündemimizde değil aynı zamanda evrensel de bir konu. Starr’ın eşsiz sesi kadar önemli meseleler olan kültür, toplum ve kadınlığın da altını çiziyor.”

–Entertainment Weekly-
Sessiz Kalma, Starr adındaki on altı yaşındaki bir kızın çocukluk arkadaşlarından birinin ölümüne şahit olmasıyla başlıyor. Hikaye daha sonra çeşitli yönlerde şekillense de çoğunlukla (keşke şu eğik yazı instagramda olsaydı.) Starr'ın bu durumla baş etmeye çalışmasını ve olayın tek görgü tanığı olarak arkadaşına hak ettiği adaleti sağlamak için yaptıklarını anlatıyor.

Kitabı almadan önce konu dışında bilmeniz gerekenler;

1¬ Yazar, ırkçılığın yanlış bir şey olduğunu anlatmaya çalışıyor.
2¬ Yazar, ırkçılığın yanlış bir şey olduğunu anlatmaya çalıştığı kitabında ırkçılık yapmış.
3¬ Yazar, düşüncelerini okuyucuya birebir geçirmek için "çok" çalışmış.
4¬ Kitabı okuyabilmek için ilk önce sadece yazarın düşünceleri ile dolu yüz elli - iki yüz sayfayı okumanız gerek.

Kitaplarda okuduğunuz karakterlerin hangi ırktan, ülkeden, etnik kökenden olduğu fark yapmaz. Bunları kitapta bize vermelerinin tek sebebi okurken aklımızda belli figürlerin oluşması ama Sessiz Kalma için durum böyle değil. Bu kitapta rengin o kadar önemli ki karakterlerin renginin siyah olduğunu hiç unutmaman için her sayfada buna bir gönderme var. Bundan öte kitapta klasik bir zenci betimlemesi var; sürekli küfür eden, yanlarında sürekli silah taşıyan, aralarında her an kavga çıkması muhtemel ve birbirlerine nefret dolu insanlar. Biraz önce saydığım şeyler renginle ilgili değil, yaşadığın yer ile ilgilidir. Silahsız gezmeyen kişiler sadece zenciler değil. Kötü ortamlarda büyümüş hemen hemen herkes bu durumda. Ayrıca kitap sözüm ona konuşma dili ile yazılmış ve bu olay bence "Zenciler sadece kenar mahalle ağzıyla konuşurlar." gibi bir düşünceyi tetikleme potansiyeline sahip. Kitabı okuduğum süre boyunca sürekli "Bu cümle ırkçı mı yoksa bana mı öyle geldi?" diye düşünüp durdum. Irkçı olan kitap mıydı? Yoksa ben miydim?..

Kanımca yazarımız Angie hanımefendiler, düşüncelerini kitaba nasıl yedireceğini bilememiş çünkü kitabı okurken yazarın size geçirmeye çalıştığı şeyleri çok net anlıyorsunuz ve söylememe izin verin; bu çok rahatsız edici. Yazar bu ırkçılık çizgisini bozmamak için elinden gelen her şeyi yapmış öyleki ana karakterimiz Starr kitapta orta kahverengi tonlarında bir birey olarak betimleniyor. Bir de kitabın kapağına ve lanse edilişine bakın. O kız orta kahverengi değil arkadaş. Birine kitabında a diyosan o kişi benim için a'dır. Onu b diye göstermeye çalışmak niye?

Yine biricik yazarımız bütün kitabı konuşma dilinde yazmaya karar vermiş. Bu da başka bir sorun çünkü sen bütün kitabı konuşma dilinde yazamazsın ama bunun ötesinde çeviri kocaman bir sorundu. Kitapta "yapmıycam etmiycem" şeklinde yazan kelimeler vardı. Orijinal diline bakıyorum kelime normal yazılmış, kitaba dönüyorum cümlenin başı ile sonu belli değil. Kitabı okurken arkadaşım bana "Kitabın Türkçe'sini anlamadın İngilizce mi okuyorsun?" dedi. Bunun dışında kitap küfürlerle dolu ve sanırım çevirmen beyefendi yazacak düzgün bir şey bulamadığı için kitapta "amk" şeklinde bir ifadeye yer vermiş. Dünyanın en saçma şeyi değil mi? Ne kadar sinir olduğumu anlatamam. Gerçekten hangisi daha büyük bir sorun çözemedim. Yazarın dili mi çevirmenin kitabı çevirememesi mi?

Sessiz Kalma'yı elimden geldiğince iki dilde de okumaya çalıştım. Bu yüzden mi bilmiyorum ama kitap aşırı uzundu. Hani ana karakter hariç diğer karakterlerin hikayesinin de anlatılması güzel ama bir ara ana konudan sapıp çok başka yerlere gittik ve açıkçası bunların hepsine gerek var mıydı bilmiyorum.

Bakın, kitabın konusu güzeldi, birinin bir şekilde harekete geçmek isteyip bu konuyu işlemesi güzeldi. Hatta kitaptaki bütün olumsuz şeyleri çıkardığımızda bile - ki bu neredeyse kitabın tamamı oluyor- geriye kalan elle tutulur bir kısım vardı. Yazar kendi düşüncelerini kitaba yama yaptıktan sonra geriye yazacak bir şey kalmadığında için kitabı yazmaya karar vermiş ve dürüst olacağım kitap bazında yazılan yerlerin çoğu güzeldi ama o kadar çok hata var ki bu güzel yerlere odaklanamadım bile. Potansiyeli olan bir kitabı böyle kötü bir şekilde görmek benim için çok üzücü bir deneyim oldu.

Sonuç olarak yoruma ne kadar geçirdim bilmiyorum ama bu kitapla ilgili duygularım karışık. Keşke biri şu kitaba retelling yapsa da güzel bir şey okusak. Yorumlarınızı bekliyorum ve buraya kadar okuyan herkese teşekkürler.
''Sorun buydu. İnsanların bir şeyler söylemelerine izin veriyorduk ve sonra da o kadar sık söylüyorlardı ki bunları söylemek onlar için sıkıntı yaratmıyor ve bizim için de normal hale geliyordu. Sessiz kalmaman gereken durumlarda sesini çıkarmayacaksan sesinin olmasının faydası ne?''

''Irk birbirimizden koparana, din bizi ayrıştırana, politika bizi bölene, para bizi sınıflandırana kadar hepimiz insandık.''

''Cesur olmak korkmadığın anlamına gelmez Starr,'' dedi. ''Korktuğun halde devam ettiğin anlamına gelir ve sen de bunu yapıyorsun.''
On altı yaşında siyahi bir kız olan Starr Carter, bir partiden eskiden çok yakın olduğu ancak artık görüşemediği arkadaşı Khalil ile ayrılır. Kimsenin olmadığı bir yerde polisin yaptığı çevirme bir trajediye sebep olur ve tek tanık olan Starr önce arkadaşı sonra da bütün siyahiler adına adalet için sesini duyurmak zorunda kalır. Peki büyük bir cesaretle çıkarabildiği sesi adaleti yerine getirebilecek midir? Konu itibariyle bize uzak olsa da vermek istediği mesaj bakımdan gayet evrensel bir kitaptı. "Biz" ve "Onlar" olarak ayrıştırsak da insanları, #adalet bir gün hepimize lazım olacak! 2018 hedef listemin "Geçen sene Goodreads uygulamasında birinci seçilmiş kitaplardan biri" maddesi gereğince okuduğum Sessiz Kalma, birçok ödül almış bir kitap. Yazarın samimi anlatımını sevsem de çok fazla küfür vardı. Orijinal dilinde okusam muhtemelen bu kadar rahatsız etmezdi, orası ayrı konu. Keyifli zaman geçirmek için okuyabileceğiniz bir roman, tavsiye ederim. =)
BU KİTABA GERÇEKTEN BAYILDIM!
Yazarın diliyle başlamak istiyorum. Çevirisi yüzünden sinirlensem de orjinal diliyle birlikte okuyunca sorun etmedim. Yazar, genç-yetişkin kategorisinde mükemmel bir kitap yazmış. Gençlerin de sıkılmadan okuyabilmesi için güncel konularla, günlük yazım dilleriyle kitabı akıcı bir şekilde kaleme almış.
O olaydan sonra sosyal medyada yapılan iddialar gerçekten iğrençti. Bir insanı sırf 'siyahi' diye onu aşağılamak, ona suç atmak, onunla ilgi yalan haberler söylemek..NEDEN?! Khalil siyahi olduğu için direkt ona çete üyesi, uyuşturu satıcısı gibi iftiralar atıyorlar. Siyahi olduğu için "salla gitsin!" kafasında suç üstüne suç atıyorlar. Polisin haklı olduğunu savunanlar da var, haksız olduğunu savunanlar da. Starr, o olaydan sonra psikolojik travma yaşıyor. Starr, olaya şahit olan tek kişi. Bu yüzden üstüne çok baskı uygulanıyor. Starr'ın ne yaptığını kitap boyunca okuyoruz.
Thomas, bizlere yeni bir bakış açısı sunuyor. Toplumun değişen dinamiklerine yaklaşarak onları bizlere gösteriyor ve yaşanılan olayların toplum üzerindeki anlık tepkimesine şahit oluyoruz. Edebiyatın şahitlik rolünü çok iyi üstlenen bir yapıda kurduğu romanıyla, siyahi insanların yaşadıklarına bir kez daha günümüz olayları üzerinden bakıyoruz.
On altı yaşındaki Starr Carter, çocukluk arkadaşı Khalil'in bir polis tarafından vurularak öldürüldüğüne şahit olan siyahi bir kız.
İki farklı hayatı var. Siyahilerin yaşadığı fakir bir mahallede oturuyor. Diğer yandan zengin aile çocuklarının okuduğu, siyahilerin azınlıkta olduğu özel bir liseye gidiyor. Babası eski bir çete üyesi, bu işleri uzun zaman önce bırakmış ve ailesiyle birlikte huzur içinde bir hayat yaşamaya çalışıyor. Khalil'in ölümüyle kurdukları bu düzen bozulmaya başlıyor.

Birlikte oldukları sırada Khalil, beyaz bir polis tarafından öldürülüyor ve kısa sürede bu olay manşet oluyor. İnsanlar o gece neler olduğunu ve neden öldürüldüğünü bilmek istiyor. Haber kanalları Khalil'in silahlı ve tehlikeli olduğunu savunuyor. Suçlu, uyuşturucu satıcısı, çete üyesi gibi tanımlar kullanarak polis memurunun yargılanmaması için sebepler sunuyorlar. Sokaklarda protestolar başlıyor. İnsanlar haklı bir öfkeyle hareket ediyor. Yeri geliyor evler, dükkanlar yağmalanıyor.

Olayın tek görgü tanığı olan Starr, bir yandan ailesini korumaya çalışırken diğer yandan adalet için mücadele etme cesaretini gösteriyor. https://kitapgunesim.blogspot.com/2018/03/sessiz-kalma.html
En İyi Genç Yetişkin Kitabı olarak secilmis, bana gör her yasa uygun diyebilecegim kitaplardan tabiki temel olarak Genç Yetişkin kitabı diyebiliriz. oldukca etkileyici ve burdaki yasanan olaylarin bir cogunun gercek oldugunu da biliyoruz aslinda.
16 yasindaki afro amerikan bir genckizin yasadiklarini konu ediyor ama öylesine bir hikaye degil. Cok guzel bir anlatim aslinda bu kadar iyi olmasini da beklemiyordum.Cok etkileyici bir mucadelenin icinde buluyoruz kendimizi ve bu bizi bir an onlarin yasadiklarini daha iyi anlamamizi sagliyor kesinlikle. Sinif yada irksal mucadele bir yerde hepsi ezilenin verdigi mucadele olarak nihayetinde ayni nitelige sahip.
Filmine bir göz attim ama kesinlikle kitap cok ama cok daha iyi.Kesinlikle herkese tavsiye edecegim bir kitap. Ezilenlerin savasi diyebilcegim ayni zamanda ergen sorunlari aile ici problemler irksal sorunlar gibi bir cok temayi ele almis ve oldukca akici bir anlatimla.
Kitabı ilk elime aldığımda, kitaptan beklentim büyüktü. Okul arkadaşım bu kitabı çok övmüştü ve bu yıl içerisinde okuduğu en iyi romanlardan biri olduğunu söylemişti. Yani anlayacağınız çok meraklıydım ve beklentilerimde bayağı büyüktü.

Ama kitabın sayfalarını çevirdikçe hayal kırıklığına uğradım. Sanki wattpad’den çıkmış bir kitabı okuyor gibi hissediyordum. Yazarın anlatımı aşırı basitti ve bazı yerlerde “etmiycem” “yapmıcam” “oluyom” gibi sokak tarzında yazılmasından rahatsız oluyordum. Bu çevirmenden mi kaynaklanıyor yoksa yazardan mı bilemem orasını.

Hadi bunu bırakalım, ırkçılık üzerinde yazılmış -demek istediğim, ırkçılığın ne kadar berbat olduğunu anlatmaya çalışılmış- kitapta ırkçılık yapılması?

Bu kitap yerine Bülbülü Öldürmek okuyun. Hem zamanınız da boşa gitmiş olmaz.
Starr on altı yaşında Amerika'da ailesi ile birlikte yaşayan bir genç kız. Siyahi anne ve babası tarafından polislere karşı sessiz olması gerektiği öğretilmiş. "Eğer polis seni durdurursa sana söylenen her şeyi yap. Ellerini görünür bir yerde tut, ani hareketlerde bulunma, sadece onlar seninle konuştuğunda konuş."
Starr on altı yaşında olmasına rağmen iki cinayete şahit olmuş. İlkinde henüz on yaşındayken, çete hesaplaşması sonucu kazara en yakın arkadaşının ölmesi, diğeri bir arkadaşı ile partiden çıkıp eve giderken bir polis tarafından arabaları durdurulup vurularak öldürülmesi. O gece yanlış bir şey yapmayıp silahsız olmalarına rağmen...
Yazar, dünyanın kanayan yarası ırkçılık konusuna derinlemesine inerek tüm gerçekleri gözler önüne sermiş. Tarihteki siyahilere yapılan haksızlıkları anlatıp günümüzde halen devam eden köleliği eleştirerek; yaşama, düşünce, fikirlerini özgürce söyleme, sevinç, duygu, eğlence gibi bütün manevi haklardan yoksun bir kesimi anlatmış.
Aslında Amerika'da ırkçılığın halen devam ettiğini okuyarak, izleyerek görüyoruz. Sadece Amerika mı? Dünyanın her yerinde. Siyahiler toplum içinde ikinci sınıf insan muamelesi görmekte. Bi de suçu zencilere atıp öldürülme nedenlerini saçma bi gerekçe sunarak halka inandırmak ve kendilerini temize çıkarma çabalarına ne demeli...
Ben farklı duygularla okudum. Henüz on altı yaşında bir çocuğun sırtına binen ağır yük ve sessiz kalmayarak adaleti sağlamak için verdiği mücadele.
Herkese merhaba!
#sessizkalma!
Sessiz kalma kitap yorumuyla karşınızdayım. Biz insanlar çok bencil varlıklarız. Kendimizi kötü hissetmemek için bazı kötü olayları unutuyoruz işte tam bu anda kapak yazısı devreye giriyor.
'Sessiz kalmaman gereken durumlarda sesini çıkaramayacaksan sesinin olmasının faydası ne ?'
Kitap ırkçılık konusu etrafında dönüyor. Dil din, ırk, renk gibu sınıflandırılmalardan nefret ediyorum. Hepimiz insanız ve eşitiz
Bence bunun gibi sınıflandırılmalara gerek yok. Bu kitabı okurken gerçekten sinirlendim. Böyle bir hikayenin gerçek olabilme ihtimali bile beni üzüyor. Konusunu bilmeyenler için
On altı yaşındaki Starr Carter iki dünya arasında yaşıyordu: Ailesiyle yaşadığı fakir mahalle ve okuduğu banliyö lisesi. En yakın çocukluk arkadaşı Khalil’in bir polis tarafından vurulduğuna şahit olduğunda, bu iki dünya arasındaki hassas dengesi bozulmaya başlamıştı çünkü Khalil herhangi bir tehdit oluşturmuyordu.

Çok geçmeden, Khalil’in ölümü manşet olmuştu. Bazıları ona gangster diyor, bazıları ise onu uyuşturucu satıcısı bir çete üyesi olarak bile betimliyordu. Starr’ın okuldaki en yakın arkadaşı, Khalil’in bunu hak etmiş olabileceğini bile düşünüyordu. Polislerin bu olayla çok ilgilenmediği anlaşıldığında ise bunu protesto edenler sokaklara dökülüp Starr’ın mahallesini âdeta bir savaş alanına dönüştürdü. Herkesin bilmek istediği tek bir şey vardı: O gece ne olmuştu? Bunun yanıtını verebilecek tek kişi de Starr’dı.

Fakat Starr’ın söyleyecekleri ya da söyleyemedikleri adalet için verdiği bu savaşta kendi hayatını bile tehlikeye atabilirdi.


Benim en sevdiğim karakter kesinlikle Chris. Bence çok tatlı bir karakterdi ya
Kitap zaten genel olarak 12.90 da bence bu fırsatı kaçırmayın. Bu arada yakın zamanda filmi de çıkıcak. Oyuncular tam hayal ettiğim gibi. Umarım güzel bir iş çıkmıştır.
Son dönemlerde ırkçılık yüzünden milyonlarca cinayet işlenen bir dünyada yaşıyoruz. Sessiz Kalma 'da tam olarak böyle başlıyor.
Kısaca konusundan bahsedecek olursak; Star, arkadaşının beyaz bir polis tarafından haksız yere öldürülmesine tanık oluyor ve tüm dünyaya sesini duyurmak istiyor.
Aslında sesini duyurması gereken halde susanların ya da susturulanların bağırışıydı bence bu kitap. Siyahilerin nasıl zorluklar çektiği ve bunun yanı sıra siyahilerin ve beyazların birlikteliği de mükemmel anlatılmıştı. Kısacası anlatımlar muhteşemdi. Günümüz dünyasının bir kopyası niteliğindeydi .
Yazarın dili akıcı ve sade bir dildi. Hemen okunabilecek fakat zor sindirilecek bir kitaptı. Kitapta o kadar çok insanlara kızdığım nokta vardı ki bunların hepsini anlatmaya kalkışsam çok uzun sürer.
Mesela en basitinden, koca bir sınıfın sırf dersleri ekmek için ölü bir çocuğu kullanması gibi. Onun için gerçekten üzülmek yerine onu bir araç olarak kullanmaları çok korkunçtu. Bunun gibi olaylar gerçek yaşamda da o kadar sık karşımıza çıkıyor ki artık insanların nasıl birer canavara dönüştüğünü göremiyoruz. En basitinden en kötüsüne kadar bunun örnekleri kitapta var. Yazar şimdiki dünyayı muhteşem bir şekilde kurgulayarak kitaba dönüştürmüş. Bu kitabı herkes okumalı, okumalı ki ırkçılık bir nebze olsun ortadan kalkmalı. Aslında hep istediğimiz barış içindeki dünya farklılıklarımızı önemsemediğimizde kendini gösterecek. Sesiniz varken neden sessiz kalasınız ki?
5/5
'Irk birbirimizden koparana, din bizi ayrıştırana, politika bizi bölene, para bizi sınıflandırana kadar hepimiz insandık.'
"Cesur olmak korkmadığın anlamına gelmez Starr. Korktuğun halde devam ettiğin anlamına gelir ve sen de bunu yapıyorsun."
Angie Thomas
Sayfa 292 - Yabancı Yayınları

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Sessiz Kalma!
Baskı tarihi:
Ağustos 2017
Sayfa sayısı:
400
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786059585613
Orijinal adı:
The Hate U Give
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yabancı Yayınları
Baskılar:
Sessiz Kalma!
The Hate U Give
#1 New York Times, Çoksatanı
#1 Amazon, Çoksatanı
#1 Indie, Çoksatanı
Barnes & Nobels, Çoksatanı
Entertainment Weekly, 2017’nin En Çok Beklenen Kitabı
Teen Vouge, 2017’nin En İyi Genç Yetişkin Kitabı
#3 Indie, Next List Seçkisi
Amazon, Ayın Kitabı (Mart 2017)
ibooks Ayın Kitabı (Şubat 2017)
Bookseller, Ayın Kitabı
Time Dergisi, En İyi Yeni Kitap
Publishers Weekly, Haftanın Kitabı Seçkisi
On altı yaşındaki Starr Carter iki dünya arasında yaşıyordu: Ailesiyle yaşadığı fakir mahalle ve okuduğu banliyö lisesi. En yakın çocukluk arkadaşı Khalil’in bir polis tarafından vurulduğuna şahit olduğunda, bu iki dünya arasındaki hassas dengesi bozulmaya başlamıştı çünkü Khalil herhangi bir tehdit oluşturmuyordu.

Çok geçmeden, Khalil’in ölümü manşet olmuştu. Bazıları ona gangster diyor, bazıları ise onu uyuşturucu satıcısı bir çete üyesi olarak bile betimliyordu. Starr’ın okuldaki en yakın arkadaşı, Khalil’in bunu hak etmiş olabileceğini bile düşünüyordu. Polislerin bu olayla çok ilgilenmediği anlaşıldığında ise bunu protesto edenler sokaklara dökülüp Starr’ın mahallesini âdeta bir savaş alanına dönüştürdü. Herkesin bilmek istediği tek bir şey vardı: O gece ne olmuştu? Bunun yanıtını verebilecek tek kişi de Starr’dı.

Fakat Starr’ın söyleyecekleri ya da söyleyemedikleri adalet için verdiği bu savaşta kendi hayatını bile tehlikeye atabilirdi.

Angie Thomas’ın, sıradan bir kızın kendini sıradışı bir durumda bulması hakkındaki bu ilk romanı, ırkçılık ve polis şiddetini;
zeki, yürekli ve geri adım atmayan bir dürüstlükle anlatıyor.

“Sessiz Kalma! çarpıcı bir ilk roman.”

– The Guardian

“Nefret sadece gündemimizde değil aynı zamanda evrensel de bir konu. Starr’ın eşsiz sesi kadar önemli meseleler olan kültür, toplum ve kadınlığın da altını çiziyor.”

– Entertainment Weekly

“Bu kitapta kolayca ulaşabildiğiniz cevaplar yok. Fakat roman tam da bu sebepten dolayı inanılmaz. Bitirdikten çok uzun bir süre sonra bile sizi düşündürtecek ve sayfalarının arasında bulduklarınızı başkalarıyla konuşma isteğinizi alevlendirecek.”

– Barnes & Noble Teen

“100.000’den fazla satan Sessiz Kalma!, yayımcılık dünyasında bir fenomen. Herkesin okuması gerekiyor.”

– Teen Vogue

“Starr’ın sesi daha ilk sayfadan okurun dikkatini kendine çekiyor… Thomas’ın hikâyesi, kalpleri kırsa da, ergen bir kızı, sevgi dolu ailesini ve neyin doğru neyin yanlış olduğunu öğrenmeye çabalamasının gücünü gözler önüne seriyor.”

– Publishers Weekly, starred review

“Starr’ın doğal sesi üzerinden aktarılan muntazam ama güçlü hikâyesi, özenle yaratılmış karakterleri ve karmaşık, gerçekçi ilişkiler sayesinde bu roman, okurların Starr için tezahürat etmesini sağlayacak. Bu hikâye gerekli. Bu hikâye önemli.”

– Kirkus Reviews, starred review

“Thomas’ın bu ilk romanı, toplumun bağlarını, etiğini, adalet anlayışını ve ahlakını sorguluyor. Starr’ın sesiyle hayata getirilmiş bu hikâye, iki çarpışan dünyanın katmanlarını inceliyor. Tartışılmaz bir şekilde önemli bir kitap ve bir o kadar da geniş bir okur kitlesine ihtiyacı var.”

– Booklist, starred review

"Angie Thomas'tan, dönemimizin klasikleri arasına girecek, çarpıcı, muhteşem ve kalpleri kıracak bir roman.”

– John Green, Aynı Yıldızın Altında'nın çoksatan yazarı

“Bu roman üzücü bir şekilde günümüzü yansıtmakta ve bir değişimin gerçekleşmesi gerektiğini yüzümüze tokat gibi vurmakta. Adalet için verilen bu savaşa sırtınızı dönmeyin. Starr'ın yanında durun."

– Adam Silvera, Az Biraz Mutlu romanının New York Times çoksatan yazarı

“Yazar bu ilk romanında, belki de genç edebiyatta son on yılın en kuvvetli karakterlerinden birini yaratmış.”

– Shelf Awareness, starred review

“Sessiz Kalma! Bir baş yapıt.”

– The Huffington Post

“Korkusuz bir şekilde dürüst ve kalpleri kıracak kadar insani bir hikâye. Herkes bu kitabı okumalı.”

– Becky AlbertalliI, Simon vs. the Homo Sapiens Agenda’nın ödüllü yazarı

“Polis şiddeti ve ayrımcılığa karşı savaşımız devam etmekte olduğundan Sessiz Kalma!, ihtiyacımız olan edebi tokadı atıyor. İnanılmaz sürükleyici!”

– Jason Reynolds, çoksatan All American Boys’un eşyazarı

Kitabı okuyanlar 146 okur

  • Sibelg
  • Nisa Nur Çetin
  • Feyza Çetin
  • Nisan Kalfa
  • Gamze Dönmez
  • Elif Kugu
  • Bera SANCAKLI
  • Abdullah
  • pina
  • Nisa Ö.

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%5.7
14-17 Yaş
%48.6
18-24 Yaş
%22.9
25-34 Yaş
%11.4
35-44 Yaş
%8.6
45-54 Yaş
%2.9
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%0

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%88
Erkek
%12

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%21 (17)
9
%12.3 (10)
8
%17.3 (14)
7
%23.5 (19)
6
%11.1 (9)
5
%3.7 (3)
4
%6.2 (5)
3
%2.5 (2)
2
%2.5 (2)
1
%0