Adı:
Şampiyon
Alt başlık:
Efsane Serisi 3
Baskı tarihi:
Nisan 2015
Sayfa sayısı:
360
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786053435419
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Champion
Çeviri:
Sefa Emre İlikli
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Pegasus Yayınları
Day bir efsane. June ise bir deha. Peki, kim ŞAMPİYON olacak?

June ile Day, Cumhuriyet halkı ve birbirleri için çok fazla fedakârlıkta bulunmuşlardır. Şimdi vatanları bir dönüm noktasındayken June bir kez daha Cumhuriyet’in gözüne girmiş ve hükümetin seçkin çevresinde bir Princeps adayı olarak hizmet vermeye başlamıştır. Day de yüksek rütbeli bir asker olmuştur.

Bir barış antlaşması yürürlüğe girmek üzereyken ortaya çıkan ölümcül bir salgın, Koloniler arasında paniğe yol açmış ve Cumhuriyet’in sınır kentlerini savaş tehdidi sarmıştır. Sadece June bu tehdide karşı ülkesini nasıl savunacağını bilmektedir. Ancak binlerce insanın hayatını kurtarabilmeleri için sevdiği tek erkekten, her şeyini feda etmesini istemek zorundadır.

Marie Lu’nun heyecan dolu, macera ve gerilim yüklü üçlemesi şaşırtıcı bir finalle sonlanıyor…


“Sınırları zorlayan bir seri, çoksatan olmayı kesinlikle hak ediyor.”

-Barnes and Noble-


“Yaratıcı detaylarla işlenmiş, macera dolu bir aşk hikâyesi.”

-The Los Angeles
360 syf.
Üç kitaptan oluşan seriyi ayrı ayrı yazmak yerine tek inceleme yazmanın mantıklı olacağını düşündüm.Çünkü tek bir hikâye söz konusu.

Yazarımız Marie Lu 1984 yılında Çin'de dunyaya geliyor ve 1989 yılında ailesi ile birlikte Amerika'ya yerleşiyor. Efsane kitabını yazmaya başladığında 14 yaşında olması beni çok etkiledi.Ve Efsane kitabı 22 yaşındayken basılıyor.2 sene sonra ardı ardına Deha ve Şampiyon kitapları yayımlanıyor.Amerika'da tutulan genç bir yazar olması başarısını ve azmini gösteriyor.Bence bu distopik seri filme dönüştürülmeli.Film için çok uygun ve kurgusu etkileyici.


Serimiz "Efsane, Deha, Şampiyon" üçlemesidir.
"Açlık Oyunları" , "Labirent" , "Uyumsuz" serileriyle benzerlik taşımasına rağmen kendine özgü bir hikâyesi var.Ben kitaplara kısa tek bir tanıtımla değineceğim.Özet geçersem spoiler vermek zorunda kalacağım ki bunu yapmak istemiyorum.

"Birleşik Devletler gayriresmî olarak 1 Ekim 2054'te iki ülkeye ayrıldı ve 14 Mart 2055'te, resmî olarak batıda Amerika Cumhuriyeti ve doğuda Amerika Kolonileri oldu."

Kahraman dahilerimiz June ve Day. Hikaye kahramanlarımız tarafından sırayla anlatılıyor. Bu okumayı daha bir kolaylaştırıyor tabii ki. Yer Amerika Cumhuriyeti.
Ülke Cumhuriyetçiler tarafından yönetilmektedir. Deneme adında bir sınav ile okula öğrenci alınmaktadır.On yaşına gelmiş her çocuk bu sınava girmek zorundadır.Sinava girenler başarılı olduklarında okula alınırlar.Üst sınıf gen taşıdıkları düşünülerek özel olarak yetiştirilirler. Peki başarılı olamayanlar gerçekten çalıştırma kamplarına mı götürülüyorlardı?
Cumhuriyetçilere karşı olanlarda vardı elbette.Vatanseverler.Vatanseverler hükümete başkaldiranlardir.Bu başkaldırının sebebi doğru gitmeyen bir şeylerin olduğunu düşünmelerinden mi?
Yetmemiş gibi fakir mahallelerinde sürekli yayılan veba hastalığı.Kaynağını bulmanın zaman aldığı bir salgın.Peki bu gerçekten doğal bir süreç mi?
Ve tabii ki Cumhuriyetçilerin sürekli çekişme halinde oldukları Koloniler.Uğraşmak zorunda kalmaları yetmemiş gibi, savaş alarmları mı çalıyordu?

Sürekli bir adrenalin sürekli bir ters köşe.Neye inanıp güvende hissedeceğinizi bilemiyorsunuz çünkü yeni bir gerçekle karşı karşıya kalıyorsunuz.
Büyük bir mücadele, yaşanan acılar, gerçekler, söylenen yalanlar, gizlenen sırlar ve beklenmedik gelişmeler ve buruk bir son.

Ben okurken çok eğlendim.Dinlendirdi beni her nedense.Okursaniz büyük keyif alacağınızı düşünmekteyim.Hiç alıntı yapmadım ama Şampiyon kitabından bir kaç alıntıyla sizi başbaşa bırakıyorum.Keyifli okumalar.

●"Her yeni sabahla birlikte her şey tekrar mümkündür, değil mi?"

●"Doğru sebeplerden dolayı birini öldüren insanların sayısı çok azdır."

●"Zaman bütün yaraları iyileştirirdi. Fakat bunu değil. Henüz değil."

●"İnsanlar onlar için en iyisinin ne olduğunu bilmezler. Bazen onlara yardımcı olmak gerekir. Öyle değil mi?"

●"Mücadele etmek zorundayız sadece," dedim. "Ta ki savaşacak gücümüz kalmayana kadar. Hep böyle olmuyor mu zaten?"

●"Bana dünyada hâlâ iyiliğin olduğunu söyle. Bana hepimiz için hâlâ bir umut olduğunu göster."

En duygusal alıntı bu sanırım:

●"Merhaba," dedi. "Ben Daniel."
"Merhaba," diye yanıtladım. "Ben June."
360 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
Serinin 2. kitabı olan Deha'nın sonundan sonra bu kitabı dört gözle bekliyordum. Beklentileri karşılayan bir kitap diyebilirim.Kitabın konusuyla alakalı spoiler vermeden bir şey yazamayacağımı bildiğim için yazmıyorum.

Aksiyon, macera tüm hızıyla devam ediyor, tabi aşk da. Koloniler ve Cumhuriyet arasında savaş başlıyor ama Cumhuriyet sanıldığı, halkın bildiği kadar güçlü mü? Deha'nın sonunda Daniel hastaydı iyileşebilecek mi? Daniel ve June her şeyi geride bırakıp birlikte olabilecekler mi?

Ben okurken çok keyif aldım. Şampiyon serinin en güzel kitabıydı. Serinin son kitabı olduğu ve karakterlere veda edeceğimiz için olsa gerek kitabın alakalı alakasız bir çok yerinde gözlerim dolu dolu okudum. Sonu da harikaydı.

Benim için en iyi distopyalar bölümünde yerini almış bir seri.

Kitabın unutamayacağım alıntısı:

"Merhaba" dedi " Ben Daniel"
"Merhaba" diye yanıtladım " Ben June"

Keyifli okumalar..:)
  • Deha
    8.6/10 (268 Oy)189 beğeni577 okunma24 alıntı5.189 gösterim
  • Efsane
    8.4/10 (369 Oy)277 beğeni774 okunma70 alıntı8.310 gösterim
  • Kızıl Yükseliş
    8.9/10 (324 Oy)294 beğeni634 okunma168 alıntı9.378 gösterim
  • Winter
    9.2/10 (259 Oy)192 beğeni558 okunma91 alıntı3.253 gösterim
  • Genç Elitler
    8.5/10 (220 Oy)175 beğeni405 okunma74 alıntı5.774 gösterim
  • Cress
    9.1/10 (325 Oy)253 beğeni732 okunma76 alıntı3.813 gösterim
  • Kızıl Kraliçe
    8.1/10 (239 Oy)185 beğeni515 okunma144 alıntı6.148 gösterim
  • Altın Oğul
    9.1/10 (208 Oy)179 beğeni392 okunma132 alıntı3.218 gösterim
  • Eksik Parça
    8.2/10 (218 Oy)145 beğeni512 okunma70 alıntı5.063 gösterim
  • Scarlet
    8.7/10 (375 Oy)286 beğeni864 okunma46 alıntı4.205 gösterim
360 syf.
·3 günde·10/10
Seri kitapların genelde son kitapları beni tahmin etmeyecek bir şekilde ilerler ve biter. O yüzden okurken kafamda hep bir soru işareti ve tedirginlik vardı. Ancak bu sefer korktuğum gibi olmadı ve yazar iyi bir sonla kitabı bitirdi. Sonu beklentimden çok daha farklı oldu ama bu kötü anlamda bir farklılık değil. Benzerlerine fark yaratan bir farklılık. Ben bu seriyi sevdim. Karakterleri benimsedim ve onları özleyeceğim. Bir yandan keşke bitmeseydi diyorum, bir yandan da tadında bitirdiği için yazarı takdir ediyorum.
360 syf.
·Beğendi·10/10
"Bana bir seferinde sokak adın olarak neden Day'i seçtiğini anlatmıştın. Her yeni sabahla birlikte her şey tekrar mümkündür, değil mi?"
"Bazen güneş daha erken batar. Günler sonsuza kadar sürmez, bilirsin. Ama elimden gelen en iyi şekilde mücadele edeceğim. Sana bunun sözünü verebilirim."

Dünden beri bekledim. Uyudum uyandım, kendime gelirim dedim. Sonra sakin sakin yorumumu yazarım dedim. Yok yahuu bir halta yaramadı, içim şişti. Beklemenin canı cehenneme modunda soluğu burada aldım. Seriyle ve finalle ilgili duygularım hala çok taze... O yüzden spoiler vermemeye çalışsam da ne olur ne olmaz uyarmış bulunayım. Malum ben ne yazdığımı biliyor muyum yahuu...

Serinin her kitabında aynı şeyi söylemekten yorulmayacağım, "Şampiyon" hakikaten çok iyiydi. Seri her kitapla yükselen ve hızla doruğa ulaşan kitaplardan oluşuyor. Her kitap birbirinden daha başarılı... Aldığı tüm övgüleri hak ediyor. "Deha" için de aynı şeyi söylemiştim farkındayım ama "Şampiyon" da inanılmazdı. Benim gözümde 5 yıldız az kalır bu seriye... Mevcut tüm yıldızlar buraya gelsin lütfeennn ;)

Bu kadar duygu yüklü iken kitabın konusundan bahsedip ne kendimi ne de sizi bunaltmıcam. Tek söyleyeceğim mutlaka O-KU-YUN!!! Yazar bu kitapta da yazdığı dünyada çok başarılı. Kafamızdaki soru işaretleri cevap buldu. Mesela ben Methias'ın öldüğü gece olanları çok merak ediyordum, bu yüzden Thomas'ın itirafının olduğu bölüm beni okurken çok etkiledi. Thomas'ı da, hissettiklerini de böylece öğrenmiş olduk. Sadece Cumhuriyet sınırlarında tıkılı kalmadık, yeni dünyalara bile kapılarımızı açtık. Cumhuriyet'i, var olduğu dünyayı daha iyi öğrenebilme fırsatımız oldu. Bazı serilerde daha ilk kitapta anlatılan olaylar üç kitapta zor toplanırken burda son kitap olmasına rağmen aynı anda yeni kişileri, yeni hayatları hem tanıyoruz hem de öğreniyoruz. Ve biz de June ve Day gibi hızla ayak uyduruyoruz bu tempoya... Olaylar gelişirken de karakterlerdeki değişimler pas geçilmiyor. Şampiyon'da ilk kitaptaki ne abisi tarafından pamuklara sarılmış June var karşımızda, ne de sadece ailesini hayatta tutabilmek için çırpınan Day var. O iki çocuk ailelerinin kanının aktığı Cumhuriyet'in sokaklarında bırakmış çocukluklarını... Bu sefer sırtlarında Cumhuriyet halkının özgürlüğünün yükü ile titreyen bacaklarla savaşa attılar adımlarını... Ve bu sefer arkalarını dönüp gitme fırsatları olmasına rağmen June'un abisini alan, Day'in ailesini parçalayan, Eden'ı kör eden, onlara birbirlerinden başka tutunabilecek bir şey bırakmayan -ki tutunacakları bu dalın bile canına okunmuş- Cumhuriyet'i ayakta tutabilmek için umutla savaşmak zorundalar.

"Beni deli ediyorsun, June. Sen benim tanıdığım en korkutucu, en zeki, en cesur insansın ve bazen sana yetişmek için çabalamaktan nefesim kesiliyor. Hiç kimse senin gibi değil. Onun farkındasın değil mi? Bu dünyaya milyarlarca insan gelip gidecek, ama sana benzeyen bir kişi bile olamayacak."

Her sayfası yeni bir heyecanı beraberinde getiren, nefes nefese bir final kitabıydı. Ve ben olayların böyle sonuçlanacağını biliyordum. Nerden biliyorsun Deniz demeyin, biliyordum işte... Resmen bile bile lades dedim. Day'in hastalığıyla ilgili kısımları okurken sonunda olacaklar hakkında beynim sürekli uyarı sinyalleri veriyordu. O gece June Day'i ailesinin evinde gördüğünde June'un yapacağı fedakarlığı çoktan anlamıştım. Peki bu benim acımı azalttı mı? Maalesef hayır! Son 30 sayfayı ağlayarak okudum zaten... Kitabımın üzerinde bir sürü gözyaşı izi oluşmuş olabilir. Tam bilmiyorum yani o sırada kendimde değildim. Hele ki epilog kısmı beni benden aldı. Resmen kalbimi ezdi, bir güzel de püre yaptı :(

"Lütfen, sana yalvarıyorum, ölmesin. Bunun için her şeyimi feda etmeye hazırım, istediğin her şeyi yapmaya hazırım."

Tamam bu bir distopya olabilir. Evet, okuduğum türün de farkındayım. Vıcık vıcık sonlara çok da bayıldığım söylenemez ama bu kadar çektikleri şeyden sonra onlar için evli-mutlu-çocuklu modu istemişim çok mu yahuu!!! Bu yazarlar bizden ne istiyor böyle anlamadım. Distopya okuyoruz diye üzüntüden ölelim mi :( Birinizin de eli kayıverse, şöyle dibine kadar mutlu bir son yazsanız ne olur sanki... Neyse kabul, buruk ama vurucu bir sondu. İnanılmaz duygu yüklüydü. Okuduğum her satır beni çok etkiledi. O yüzden Marie'yi önce biraz pataklayıp, sonra da bu güzel seri için sarılma isteğimi çok görmeyin bana ;)

Efsane serisi en iyi, en sevdiğim kitaplar listemde hemen yerini buldu. Daniel ve June'la birlikte Cumhuriyet sokaklarında koştuğum zamanlarda maalesef sona ermiş oldu. Benim için "Hikaye" tam anlamıyla bir "Efsane", "Yazarımız" yarattığı dünya ve karakterlerle tam bir "Deha", "Karakterler" yaptıklarıyla, yaşadıklarıyla tam bir "Şampiyon" oldu.

"Merhaba," dedi. "Ben Daniel."
"Merhaba," diye yanıtladım. "Ben June."

Hala okumamış olan arkadaşlara şiddetle tavsiye edilir. Herkese iyi okumalar :)
360 syf.
·3 günde·Puan vermedi
Seriyi henüz bitirdim. Soluksuz okudum diyebilirim. Hala etkisinden çıkmış değilim. Bilim kurgu, polisiye, fantastik bir çok seri okudum ve gerçekten bu şimdiye kadar en iyisiydi.

Kitaplarını okumayı bıraktığım an acaba şu nasıl olur bu ne olur diye düşünerek geçirdim vaktimi. Ev arkadaşımdan 1 kitap önde olduğum için bir kaç gündür şampiyon kimmiş diye başımın etini yiyor. Evde efsane serisinden başka birşey konusmuyoruz şuan

İpucu vermek istemiyorum. Efsane kim deha kim şampiyon kim tek tek okudukça keşfetmek gerektiğini düşünüyorum. Kitaplar birbirini hiç olmadığı kadar tamamlıyor. Heyecan, macera kimi zaman üzüntü hepsi bir anda geliyor. Seriye başlarken üçleme olması iyi olmuş diyordum, tadında kalır ama şuan on tane daha yazsa okurum gibi geliyor.

Bu tarz seven sevmeyen herkese tavsiye ediyorum.
360 syf.
·Beğendi·10/10
Mükemmel bir seriydi soluksuz okudum. 2.kitapta biraz hüzünlü bitmişti ama 3.kitap hem ağlattı hem mutlu etti 3. Kitapta cumhuriyet bir savaş tehditi altında kalıyor ve koloniler bir anda saldırıya geçiyor bizde bu savaşta Day'in ve June'un dahiyane planlarını ve maceralarını okuyoruz fazla açıklayıcı yazamıyorum ne yazarsam spoiler olucak. Son kitapta bir savaşı ve bu savaşta ana karakterlerin planlarını ve cesurca davranışlarını okuyoruz. Aşk son hız devam ederken bir an çok iyi bir an çok kötü bir duruma geliyor sonuna doğru ağlamaktan gözlerim şişti ama yazar beni son sayfa da mutlu etmeyi başardı şuana kadar okuduğum kitapların içinde tanıdığım en zeki karakterler olan June ve Day di. Aşkları da bir o kadar muazzamdı. Bence çok severek okuyacağınız bu seriye bir şans verin kesinlikle beğeneceksiniz iyi okumalar:)
360 syf.
·29 günde·Beğendi·Puan vermedi
Kitabın sonunda bile heyecan, adrenalin ve merak düşmedi. Sonuna bayıldım içim bir garip oldu gerçekten. Kitap ve bu seri başlı başına güzel bir kurguydu. Filminin çıkmasını sabırsızlıkla bekleyeceğim.
360 syf.
·10 günde·Beğendi·10/10
Kesinlikle beklediğim bir şekilde bitmedi hatta sonunda ağladım ( evet, kabul ediyorum biraz sulugözüm).Güzel bir sonla bittiği için mutluyum. Herkese tavsiye ederim.
360 syf.
·Beğendi·8/10
Güzel bir seriydi. Karakterlerin cesareti ve kişilikleri en çok etkileyen etkendi benim için. Ülke içi savaş sırasında yaşananlar anlatılıyor. Savaş dediysem kurgulanmış bir şey. Ve June ile Day in olanlar karşısındaki mücadelesi sevdiklerini korumak için herşeyi yaması etkileyici. Olayların ardı ardına yaşanması kitabı sürükleyici kılmış. Bence okuyun hiçbir şey kaybetmezsiniz.
360 syf.
·Beğendi·8/10
Seçmen hatta benim dilimde yeni Başkanın büyük adımlarıyla başlayan ardından Day yani Daniel üzerinden ilerleyen bir hikayeye tanık olurken ben Day yerine Daniel yazacağım bundan sonra çünkü sanki Day deyince kız ismi gibi duruyor ama karakter erkek olunca kafam karışıyor. Bu kadar uzun cümleyi tek seferde anlayan kardeşlerime de helal olsun.
Cumhuriyet’in başına bela olan Veba virüsü sonrası koloniler tekrardan ayaklanır ve Afrika ile anlaşarak bir savaşın eşiğine gelirler. Yeni Seçmen ise bu durum karşısında çaresizdir ve June’den, Day’ın onun zayıf noktası olduğunu söyleyerek tekrar yardım ister. Yardım gelecek midir? Daniel, Cumhuriyet tarafına yardım mı yoksa isyan mı edecektir? Heyecan, heyecan ve yeniden heyecan. (Yayıncı kuruluşa tebrikler, sanırım hatalarını fark ettiler ki kullanılan kelimeler bu sefer özenle yazılmış bir de onları anlamlandırmayla uğraşmıyoruz, ellerine sağlık)
Anden ve June’nin bir Antarktika ziyareti oluyor ama anlamadığım onların İspanyolca dilinde konuşması. Acayip kafam karıştı tabi ben günümüze odaklanınca bir anda böyle olmuş olabilir ama bilemedim. Kafamda deli sorular. Normal çünkü bir de verilen gözlüklerde herkesin bir sayıya sahip olması falan derken aklıma Warcross ve yazarımız geldi. Aynı taktiği burada da araya sıkıştırdığını görmek güzel. Gerçi bu kitap 2015, o kitap 2017 yılında çıktığına göre buradaki sisteme ‘Prototip’ dememin bir mahsuru olmasa gerek. Diğer kitapta da bunu geliştirmiş. Ellerine sağlık diyelim.
Muhteşem bir savaş oluyor, her şey harika ilerliyor ve yazarımız heyecan katıcam diye SAÇMA bir işe imza atıyor. Bakınız: Keskin Nişancı Tüfeği ile birinin kafasına silahı dayıyorsunuz ve ne büyük hikmetse kurşun onu vurmuyor da sekip başka yere gidiyor. Nerden sekti? Adamın kafasında kemik yerine İsveç Çeliği mi var? Böyle olunca da soğuyorum işte bir anda. 9 puanlık kitabın gözümde değeri 3-4 puana düşüyor ondan sonra. Hatta 4 bile çok. Sevmiyorum böyle saçmalıkları. Silah ateş almaz anlarım, son anda kaçar anlarım ama bu sahneden merminin sekmesini falan bunlar resmen okuyucuya hakaret.
Bunun dışında güzel duygularla seriyi sona erdirdim diyebilirim. Bence oldukça güzel bir seriydi. Özellikle temponun düşmeden sürekli yeni olaylarla yazarın bizi karşılaması çok güzel oldu. Kalemine ısınmaya başladığımı söyleyebilirim.
Ah unutmadan bugün Fenerbahçe Spor Kulübü’nün, Şampiyonlar Ligi maçı varmış. Başarılar. Bayrağımızı gururla dalgalandırırlar İnşallah! İyi akşamlar..
360 syf.
·Beğendi·10/10
Son sayfalarında ağlayarak okuduğum, her gün anılarını yaşatmak için tekrar tekrar bir bölüm okuduğum yegane kitap...

-Beni bitiren yer ise:
'Merhaba. ' , dedi. ' Ben Daniel. '
'Merhaba. ' diye yanıtladım. 'Ben June. '
360 syf.
·Beğendi·10/10
Efsane serinin üçüncü ve maalesef son kitabı. Her şey açıklık buluyor ve kafanızda soru işareti kalmıyor. Serinin bitmesi beni üzüyor şahsen Day'e veda etmeye hala hazır değilim :D. Okuduğunuza pişman olmayacağınız bir seri olduğunu söyleyebilirim. Sonu beni pek tatmin etmese de yine de güzel bitti.
Bana dünyada hâlâ iyiliğin olduğunu söyle. Bana hepimiz için hâlâ bir umut olduğunu göster.
Marie Lu
Sayfa 326 - Pegasus Yayınları
Kalkmamı söyleyen bir ses duydum. Yanıma baktığımda bana elini uzatan bir çocuk gördüm. Açık mavi gözleri, kirli bir yüzü ve yıpranmış bir şapkası vardı ve sanırım hayatımda gördüğüm en güzel çocuktu.
Marie Lu
Sayfa 341 - Pegasus Yayınları
"Bir yemin ettim June. Hala bu yeminime bağlıyım. Ülkem için her şeyimi, feda ederek gururla öleceğim. Ve buna rağmen, efsane olan kişi Day, bense idama götürülüyorum." ... "Bu çok anlamsız."

... "Yanılıyorsun, tamamen anlamlı."

"Neden?"

"Çünkü Day ışıkta yürümeyi seçti."

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Şampiyon
Alt başlık:
Efsane Serisi 3
Baskı tarihi:
Nisan 2015
Sayfa sayısı:
360
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786053435419
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Champion
Çeviri:
Sefa Emre İlikli
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Pegasus Yayınları
Day bir efsane. June ise bir deha. Peki, kim ŞAMPİYON olacak?

June ile Day, Cumhuriyet halkı ve birbirleri için çok fazla fedakârlıkta bulunmuşlardır. Şimdi vatanları bir dönüm noktasındayken June bir kez daha Cumhuriyet’in gözüne girmiş ve hükümetin seçkin çevresinde bir Princeps adayı olarak hizmet vermeye başlamıştır. Day de yüksek rütbeli bir asker olmuştur.

Bir barış antlaşması yürürlüğe girmek üzereyken ortaya çıkan ölümcül bir salgın, Koloniler arasında paniğe yol açmış ve Cumhuriyet’in sınır kentlerini savaş tehdidi sarmıştır. Sadece June bu tehdide karşı ülkesini nasıl savunacağını bilmektedir. Ancak binlerce insanın hayatını kurtarabilmeleri için sevdiği tek erkekten, her şeyini feda etmesini istemek zorundadır.

Marie Lu’nun heyecan dolu, macera ve gerilim yüklü üçlemesi şaşırtıcı bir finalle sonlanıyor…


“Sınırları zorlayan bir seri, çoksatan olmayı kesinlikle hak ediyor.”

-Barnes and Noble-


“Yaratıcı detaylarla işlenmiş, macera dolu bir aşk hikâyesi.”

-The Los Angeles

Kitabı okuyanlar 497 okur

  • Hatice
  • Gül Ayaz
  • Eda
  • Damla Benli
  • Rojin Özden
  • Hakan Karaduman
  • Kevser
  • Dilara Güngör Öztürk
  • tuğçe köseoğlu
  • melómano

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%5.7
14-17 Yaş
%41.5
18-24 Yaş
%33
25-34 Yaş
%14.2
35-44 Yaş
%3.8
45-54 Yaş
%1.9
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%0

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%87
Erkek
%13

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%47.1 (105)
9
%19.3 (43)
8
%14.8 (33)
7
%11.7 (26)
6
%4 (9)
5
%0.9 (2)
4
%1.3 (3)
3
%0.4 (1)
2
%0.4 (1)
1
%0