Ben zannediyordum ki ömürlermizin teknesini istediğimiz sahile götürmek için yanlız onun dümenini ele almak kâfidir... şimdi anlıyorum ki değilmiş ... yollar görünmez kayalıklarla doluymuş ... onlara çarpmamak lazımmış ... Daha fenası gizli cereyanlar varmış ki insan onlara kapıldığı zaman yolun değiştiğini , gittikçe uzaklaştığını farkedemezmiş ... Tâ kendisini başka sahillere düşmüş görünceye kadar ...
Şu beğenmediğimiz, akılsızlığa misal olarak zikrettiğimiz eşeklerin içinde ne filozof kafalılar vardır bilir misin evlât? Yedikleri sopanın miktarı ne olursa olsun yürüyüşlerini değiştiremezler.
Hızlı gitmenin sopadan kurtulmak için care olmadığını, çünkü sahiplerinin büsbütün hırslarını arttırarak kendilerini atlarla yarıştırmaya sevkedeceğini biliyorlar...
Ben asıl bu gün dünyaya geldim . Bugünden itibaren insan olarak yaşamaya başlıyorum . Şimdiye kadar aciz bir çocuktum . Mukadderatım ,başkalarının elindeydi . Beni başkalarının merhameti ,inayeti yahut keyfi ve hevesi idare ediyordu halbuki bugünden itibaren irademe sahip oluyorm . İyi yahut fena ,mesut veya bedbaht olmak hep kendi elimde